Anasayfa | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Hakkımızda | Unutulmayanlar | Okuyucu Köşesi | İlan Ver | Hava Durumu | Dost Siteler | İletişim
İyi Bayramlar Olsun, Herkese, Tüm İnsanlığa  |  Bir Referandumun İçeriği Bu Kadar mı Güzel Anlatılır  |  Bayramınız 'HAYIR'LI Olsun  |  MHP' lli Belediye Başkan Yardımcısı Aydoğdu Partisinden İstifa Etti.  |  Gıda Krizi Kapınızda!  |  Sezen Aksu'ya Açık Mektup  |  Referandum Okumaları  |  Durun Kavga Etmeyin Siz Kardeşsiniz!  |  Görelede esnafa bayram denetimi yapıldı  |  İbrahim Öztürk Mavi Karadeniz TV'de  |  

UNUTULMAYANLAR

UNUTULMAYANLAR

Reklam

Okuyucu Köşesi

Reklam

Reklam

Önemli Linkler

Reklam

İLAN - DUYURU

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Reklam

Istatistik


Anasayfaya DönAnasayfaya Dön12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Av.Fikret İLKİZ

" TUH SANA "/ YARABBİ ŞÜKÜR!

09 Mart 2010, 07:44
Av.Fikret İLKİZ







Başbakan'a ve hükümete ters gelen yazılar yazdığım için bu köşeden kovulmam mı gerekir? Çünkü Başbakan, medya patronlarından beğenmediği ve ortalığı germekle suçladığı köşe yazarlarının işten atılmasını istedi. O halde "tuh sana" diyerek suratımıza tükürülmesiyle başlayan ve Başbakan'ın, patronlardan köşe yazarlarını işten kovmasını istemesiyle devam eden bu durum; aslında işten atılacaklar yerine hükümetin tavsiye edeceği köşe yazarları sayesinde "basın özgürlüğünün" devlet tarafından sağlanacağının "resmi" garantisidir.


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir televizyon kanalının "Başsavcılık basıldı" şeklindeki haberlerine "Tuh sana. Basıldı denmez, arama kararıyla arama yapıldı denilir" sözleriyle tepki göstermişti. Böylece haberlerin nasıl yazılıp yayınlanacağını, başlıkların nasıl atılacağını gazetecilere öğretmiş oldu...

Ne denir? Bir devlet büyüğümüz tarafından suratımıza tükürüldüğü için "yarabbi şükür" mü demeliyim acaba? Böyle bir söz, sahibine aynen iade de edilemez ki! Çok ayıp olur. En iyisi bu gazetecilik dersini aldıktan sonra, "yargı üzerine" -eğer başarabilirsem- "gerginlik" yaratmayacak bir yazı yazmayı denemeliyim.

Hâkimler ve savcıların görevlerini yaparken bağlı oldukları etik ilkeler var mıdır?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yol gösterici bir kararından hareketle açıklayalım:

Hâkimler ve Savcıların görev ve yetkilerinin ne olduğu, sorumlulukları, görev ve yetkilerini hangi ilke ve esaslara göre yerine getirecekleri ve uymaları gereken ilkeler önemlidir. Hâkimlik ve savcılık ayrı ayrı görevlerdir. Ancak bizim hukuk sistemimizde uymaları gereken meslek kuralları açısından aralarında önemli bir fark yoktur.

Hâkimlerin / savcıların görevlerini hangi esaslara göre yapmaları gerektiği konusunda mevzuatımızda açık bir düzenleme yoktur. Bu konudaki en önemli uluslar arası metin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun 23 Nisan 2003 tarihli oturumunda kabul edilmiş olan Bangolar Yargı Etiği İlkeleri'dir. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2006 yılında Bangolar Yargı Etiği ilkelerinin benimsenmesine karar verdi. Bu karar tüm hâkim ve savcılara genelge şeklinde duyuruldu. Bu belgede korunması ve uyulması istenilen 6 temel değer; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat olarak sayılmıştır.

Bağımsızlıktan bahsedilirken; "hâkim, genelde toplumdan, özelde ise karar vermek zorunda olduğu ihtilafın taraflarından bağımsızdır".

Tarafsızlıktan bahsedilirken; "Tarafsızlık, yargı görevinin tam ve doğru bir şekilde yerine getirilmesinin esasıdır. Bu prensip, sadece bizatihi karar için değil. Aynı zamanda kararın oluşturulduğu süreç açısından da geçerlidir. Hâkim, yargısal görevlerini tarafsız ve önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir. Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır".

Doğruluk ve tutarlılıktan bahsedilirken, "Hâkim, mesleki davranış şekli itibarıyla, makul olarak düşünme yeteneği olan bir kişide herhangi bir serzenişe yol açmayacak hal ve tavır içinde olmalıdır. Hâkimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ve tutarlılığına ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir".

Dürüstlükten bahsedilirken, "Dürüstlük ve dürüstlüğün görüntü olarak ortaya konuluşu, bir hâkimin tüm etkinliklerini icrada esaslı bir unsurdur. Hâkim, hâkimden sadır olan tüm etkinliklerde yakışıksız ve yakışık almayan görüntüler içerisinde olmaktan kaçmalıdır. Kamunun sürekli denetim suresi olan hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır. Hâkim, kendi mahkemesinde hukuk mesleğini icra eden kimselerle olan bireysel ilişkilerinde, objektif olarak bakıldığında tarafgirlik veya bir tarafa meyletme görüntüsü ya da şüphe doğuracak durumlardan kaçmalıdır. Hâkim; ailesinin, sosyal veya diğer ilişkilerinin, hâkim olarak mesleki davranışlarını veya vereceği yargısal kararları etkilemesine izin vermemelidir. Hâkim, hâkimlik mesleğinin prestijini; kendisine, aile üyelerinden birisine veya herhangi bir kimseye özel çıkar sağlayacak şekilde ne kendisi kullanmalı ne de başka birisine kullandırmalıdır. Ayrıca hâkim, yargı görevinin yerine getirilmesinde, herhangi bir kimsenin kendisini etkileyebileceği izlenimine ne kendisi yol açmalıdır, ne de başkalar m böyle bir izlenime yol açmalarına müsaade etmelidir. Hâkim ve aile üyeleri; yargısal görevlerin yerine getirilmesine ilişkin olarak, bir şeyin hâkim tarafından yapılması, yapılmaması veya yapılmasına kayıtsız kalınması ile ilintili herhangi bir hediye, bir kredi, bir teberru ya da bir iltimas talebinde bulunmaları veya kabul etmeleri konusunda izin veremez".

Eşitlikten bahsedilirken; "Yargıçlık makamın gerektirdiği performans açısından asil olan; herkesin mahkemeler önünde eşit muameleye tabi tutulmasını sağlamaktır".

Ehliyet ve liyakatten bahsedilirken; "Hâkim, yargısal görevlerini layıkıyla yerine getirilmesine uygun düşmeyen davranışlar içerisinde bulunamaz" denilmek suretiyle bir hâkimin (savcının) uyması gereken etik değerler özü itibarıyla ortaya konulmuştur. (YCGK 20.11.2007 T. 2007/5-83, E. 2007/244 K.)

Avrupa Savcıları Konferansı'nın 29-30 Mayıs 2005 tarihli 6. oturumunda kabul edilen, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca 2006 yılında benimsenmesine karar verilerek hakım ve savcılara duyurulan Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları "Budapeşte İlkeleri" de hemen hemen Bangalor ilkeleri ile benzer mahiyettedir. Şu halde; hâkimler ve savcılar Anayasa ve yasalarla verilen görev ve yetkileri, yazılı olsun ya da olmasın evrensel nitelikteki bu etik kurallara tabi olarak yerine getirmelidirler. Bizde ise, aksi uygulamalar çoktur.

Evrensel ilkelere göre davranan yargıçlar ve savcılar istemiş olmakla; acaba bu yazdıklarım hükümetin eleştirisi olarak algılanır mı? Eğer öyleyse; Başbakan'ın deyimiyle ortalığı kızıştırıp, ortalığı geren yazılar yazan köşe yazarı sayılır mıyım?

Başbakan'a ve hükümete ters gelen yazılar yazdığım için bu köşeden kovulmam mı gerekir? Çünkü Başbakan, medya patronlarından beğenmediği ve ortalığı germekle suçladığı köşe yazarlarının işten atılmasını istedi.

O halde "tuh sana" diyerek suratımıza tükürülmesiyle başlayan ve Başbakan'ın, patronlardan köşe yazarlarını işten kovmasını istemesiyle devam eden bu durum; aslında işten atılacaklar yerine hükümetin tavsiye edeceği köşe yazarları sayesinde "basın özgürlüğünün" devlet tarafından sağlanacağının "resmi" garantisidir.


Toplam 107 Defa Okunmuştur.

Facebook'a Gönder

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz

Toplam 1 Yorum Yazılmıştır.

Rüstem MENTEŞOĞLU [ 09 Mart 2010, 20:38 ]
Sayın İLKİZ, bu memlekete tarif ettiğiniz karekterdeki hakim-savcı; şeker, tansiyon, kalp ve kanser gibi hastalıklara yataklık ediyor demektir. Bu nedenlede rahatına düşkün olan bu saydığım hastalıklar hemen gelir o bünyeye yatar. Onlar da rahatını ister tabi, hastalık deyip geçmeyin, yani; Ankara idare mahkemesi, belediyenin toplu taşıma ücretlerini belirleyen kararını iptal etmiş anlaşılan. İptal edilen karardan önceki fiyat belirleme kararı da 2003 tarihli herhalde ki; Malum zat, mahkeme bizi felç etti, 2003 tarihli karara dönülür mü? diye, şoför esnafını da el altından örgütleyip galyana getirerek seferden alı koyup, Ankara halkını idari mahkemeye sövdürüyor.
Oysa; mahkemelerin bir genel düzenleyici işlemi ya da bir kararı iptal etmesi halinde, mahkemenin iptal ettiği kararın yürürlükten kaldırdığı eski karar kendiliğinden yürürlüğe girmez, yani bir kanunu anayasa mahkemesi iptal etmiş ise eski kanun kendiliğinden yürürlüğe girmez, bir belediye meclisi kararı, yönetmelik hükmü iptal edilince eskisi otamatik olarak geçerlik kazanmaz. Dolayısıyla bu iptal kararı üzerine, kararın gerekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden bir toplu taşıma ücreti belirlenmesi gerekirken; kinayeli olarak 2003 tarihli fiyatın geçerli olduğundan bahisle, hukuki geçerliliği bulunmayan tarifeye göre yolcu taşımak kamu zararına yol açmak olduğu gibi, yoklukla sakat bir karara göre alınan düşük ücret de yolcuları (bir kimseyi) hukuka aykırı zarara uğratmak olduğundan TCK 257 deki görevi kötüye kullanma suçu oluşturur. Ayrıca makkemeye onca hakaret edip ve ettirmeye ne demeli... Hem bu yetkililere vatandaş niye şunu sormuyor? Ankarada dikmen kızılay minübüsünün plakası niye bir milyar (eski para trilyona) satılıyor.. bu rant sinema bileti fiyatından mı kaynaklanıyor(!)

Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

KÖŞE YAZILARI

Hakan GÜREL Hakan GÜREL
HALİÇ'TE YAŞAYAN SİMONLAR VE CEMAATLER...
Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
ANLAŞMA : ANLAMA ve ANLATMA
Hüseyin BEKAR Hüseyin BEKAR
HAYIR DEMEK CESARET DEMEK..
Nihat ÖZTÜRK Nihat ÖZTÜRK
SANATÇILARIN BURUNLARI
Tevfik KARA Tevfik KARA
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA...
Ataol BEHRAMOĞLU Ataol BEHRAMOĞLU
SİVİL FAŞİZM
Şükran SONER Şükran SONER
BOYKOTLA EVET ARASINDA
Aydın ÇAK Aydın ÇAK
SÖZ SENDE...
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
KPSS SINAVI
Misafir KALEM Misafir KALEM
BÜTÜN KARADENİZ'İN DAĞLARI BİRLEŞİN!
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
YIRTIKLIK yada PİŞKİNLİK
Hasan KAMİLOĞLU Hasan KAMİLOĞLU
H.E.S-5 (YARARLARI-ZARARLARI)
Prof. Korkut BORATAV Prof. Korkut BORATAV
" İTAAT ET veya YOK OL "
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
VEDA ZAMANI...
Nedim TORUN Nedim TORUN
NELER OLUYOR
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
12 EYLÜL ve REFERANDUM
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
ÇALAKALEM YAZMAK
Özgür KARAKAYA Özgür KARAKAYA
DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSLERİ
İ.zeki KUTLU İ.zeki KUTLU
ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL!
Sefer AYDIN Sefer AYDIN
DÜNDEN BU GÜNE 2!...
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
GÜNEYDOĞU İZLENİMLERİM-3
Çetin KARAAHMETOĞLU Çetin KARAAHMETOĞLU
GÜNDEM - 2
Şahin UZUN Şahin UZUN
HIYARIN FAYDALARI....
Yeşim AKBULUT Yeşim AKBULUT
DELİRMEMEK İÇİN!
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
NEYİN REFERANDUMU?
Davut GECİR Davut GECİR
BU YÜREK...
Metin KARAAHMETOĞLU Metin KARAAHMETOĞLU
MERHABA GÖRELELİ ARKADAŞLAR
Rüstem MENTEŞOĞLU Rüstem MENTEŞOĞLU
İĞFAL KABİLİYETİ TAM DEMOKRASİ (!)
Yakup BAYIR Yakup BAYIR
DOSTLARIN ARASINDA OLMAK GÜZEL
Ali AYAROĞLU Ali AYAROĞLU
SÖZDE GAZETECİ-YAZAR
Erman ERGÜL Erman ERGÜL
OLACAK O KADAR.!
Burhan TEMEL Burhan TEMEL
GÖRELE'DE TİYATRO OKULLAR BİR DÜZELTME VE EKLEMELER
Şevket KAHRAMAN Şevket KAHRAMAN
DEVRİMİN "DEVRİM GÖZLÜ" KARDEŞİNE, KARDEŞ YOLDAŞIMA...
Rıdvan YANIK Rıdvan YANIK
HES ve ENERJİ-2
Fatih KIRTORUN Fatih  KIRTORUN
OKUMAZSAN ÇÖPÇÜ OLURSUN!

Özel Haber

Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Sözlüğün devamı: K-Z

Reklam

RÖPORTAJ

'AKP Devrimin Düşmanı'
'AKP Devrimin Düşmanı'
12 Mart'ta Deniz Gezmiş'le THKO, 12 Eylül'de TDKP davasından yargılanan Mustafa Yalçıner, AKP'nin 12 Eylül'le hesaplaşma söyleminin sahtekârlık olduğunu iddia etti

AFORİZMALAR

YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
Çok güzel ve üzerine sayfalar dolusu felsefi, sosyolojik ve psikolojik yazılar yazılacak sözlerimiz vardır. "Yularını uzun ya da kısa tutmak" da çok önemli ve akıldan çıkarılmaması gerekenlerden biridir.

© Copyright

Gorelehaber.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Görele Haber sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 Gorelehaber.Com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Yazılım:

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri

Sitemiz Görele Hürses ve Yeni Tirebolu Abonesidir

İletişim: info@gorelehaber.com

görele

Sendika Tv