Anasayfa | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Hakkımızda | Unutulmayanlar | Okuyucu Köşesi | İlan Ver | Hava Durumu | Dost Siteler | İletişim
İyi Bayramlar Olsun, Herkese, Tüm İnsanlığa  |  Bir Referandumun İçeriği Bu Kadar mı Güzel Anlatılır  |  Bayramınız 'HAYIR'LI Olsun  |  MHP' lli Belediye Başkan Yardımcısı Aydoğdu Partisinden İstifa Etti.  |  Gıda Krizi Kapınızda!  |  Sezen Aksu'ya Açık Mektup  |  Referandum Okumaları  |  Durun Kavga Etmeyin Siz Kardeşsiniz!  |  Görelede esnafa bayram denetimi yapıldı  |  İbrahim Öztürk Mavi Karadeniz TV'de  |  

UNUTULMAYANLAR

UNUTULMAYANLAR

Reklam

Okuyucu Köşesi

Reklam

Reklam

Önemli Linkler

Reklam

İLAN - DUYURU

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Reklam

Istatistik


Anasayfaya DönAnasayfaya Dön12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Rüstem MENTEŞOĞLU

DÜN, BUGÜNÜNÜN TEMELİDİR.

03 Mart 2010, 21:32
Rüstem MENTEŞOĞLU







İstanbul Başsavcılığınca, İl Emniyet Müdürlüğü ile Merkez Komutanlığına gönderilen 22.01.2010 gün ve 185 sayılı uyarı yazıda; özel yetkili Cumhuriyet savcılarının, “Balyoz-Darbe Planı” ile ilgili olarak gönderdikleri davetiye, celp-çağrı, arama, yakalama ve gözaltına alma gibi tüm müzekkere ve yazılarda, “Başsavcı Vekillerinden” birinin “uygunluk tasdikini” aramaları, bunu görmedikleri takdirde talep gereğini yerine getirmemeleri istenmiştir.

       Türk ceza yargılamasında; cumhuriyet savcıları, o yer cumhuriyet başsavcılığı adına görev yaparlar. Dolayısıyla bu yazının başsavcılarca, kendi adına görev yapan cumhuriyet savcılarına yazılması olağandır. Ancak polis ve askere de gönderilmesi, acaba başsavcılar kendi adına görev yapan savcıları durduramıyor mu, kuşkusunu uyandırdığından; yerinde olmadığı gibi hukuki de değildir.

       Bu durumun, kurumlarda bir bozulmaya işaret ettiği de ortadadır. Söz ile uslanmayanlara kötek hakkının teslim edildiği zamanlarda geçen çocukluğumda, akranım olan çocuklara uyarak başkasına zarar vermiştik. Yaramazlığımızdan zarar görenin şikayeti üzerine, babam tarafından kötek hakkım teslim edilirken, beni onun elinden almaya çalışan annemin, “-Onu komşunun çocuğu götürmüş, kendiliğinden gitmemiş” derken, babamın da anneme, “-Ben kendi çocuğumdan sorumluyum, varıp komşunun çocuğunu mu terbiye edeyim hanım” dediğini anımsar gibiyim. Babam doğru söylüyordu;  herkes kendi uhdesindekilerden sorumludur.

       Öte yandan, üst düzey komutanların başsavcılık tarafından sorgulanması gerektiğine ilişkin Bakanlık genelgesi bulunduğundan bahisle, bu genelgeye uygun bulunmayan bazı uygulamalar eleştirilmiştir. Ancak Ceza Yargılaması Hukukumuzda, Adalet Bakanlığının savcılara şu usul yasasını böyle uygula deme yetkisi yoktur. Dolayısıyla böyle bir genelge ancak bir idari görüş bildirme niteliğinde olup, uyulmaması soruşturmayı sakatlamaz.

       Bu noktada önemle vurgulamak gerekir ki; kolluğun da, toplumun bildiği ve güvendiği belirli görevlerde bulunan veya bulunmuş insanları küçük düşürücü davranış ve tutumlardan kaçınması gerekir. Zira bu husustaki geçmişimiz, kötüye örnek bulma bakımından zengindir.  Bunlardan biri Prof. Dr Çetin YETKİN tarafından, “Vatan Sağ Olsun” kitabında şöyle dile getirilmektedir; “dekan Prof. Dr. Melih Tümer, 26.02.1982 günü sabahı fakültenin dekanlık makamındaydı. Sekreteri, dekanın beni çağırdığını bildirdi. Odasına gittiğimde ellerindeki telsizlerden ve davranışlarından polis oldukları belli olan üç kişinin daha olduğunu gördüm. Melih Bey beni polislerle tanıştırdı. Eski savcı olduğumu bildirmeye özen göstermişti. Bunun bir yararı olacağını sanıyordu. Hepimize çay ikram etti. Polisler onu götürmeye gelmişti ama o soğukkanlılığını yitirmemişti ve onlarla arkadaşça konuşuyordu. Bir iki dakika birlikte oturduk. Bu sırada düzenlenen tutanakta, “… sıkıyönetim komutanlığı askeri mahkemesince hakkında gıyabi tutuklama müzekkeresi bulunan ve İTİA Siyasal Bilimler Fakültesi Dekanı olan sanığın, fakültede bulunduğu tespit edilerek yakalandığı…”  belirtiliyordu.

Sonra, onu bahçedeki polis otomobiline kadar geçirdim, polislerden de hocamıza iyi davranmalarını rica ettim…”

Oysa “gıyabi tevkif” kararı, bulunmayan sanıklar için başvurulan bir yoldur. Yasaya göre yapılması gereken şey; sanığın savcılığa davet edilip ifadesi alındıktan sonra tutuklanıp tutuklanmayacağına karar verilmesidir. Oysa fakülte dekanının ilk ifadesi dahi, tutuklandıktan 2 ay 28 gün sonra alınmıştır. Yani, makamında “görev yaparken yakalanan(!)” fakülte dekanının aylar sonra ifadesi alınmıştır. Bu itibarla, bugün yapılan uygulamaların, o karanlık günlerdekilerle karşılaştırılamayacak kadar ilerde olduğu tartışmasızdır…


Toplam 192 Defa Okunmuştur.

Facebook'a Gönder

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

KÖŞE YAZILARI

Hakan GÜREL Hakan GÜREL
HALİÇ'TE YAŞAYAN SİMONLAR VE CEMAATLER...
Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
ANLAŞMA : ANLAMA ve ANLATMA
Hüseyin BEKAR Hüseyin BEKAR
HAYIR DEMEK CESARET DEMEK..
Nihat ÖZTÜRK Nihat ÖZTÜRK
SANATÇILARIN BURUNLARI
Tevfik KARA Tevfik KARA
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA...
Ataol BEHRAMOĞLU Ataol BEHRAMOĞLU
SİVİL FAŞİZM
Şükran SONER Şükran SONER
BOYKOTLA EVET ARASINDA
Aydın ÇAK Aydın ÇAK
SÖZ SENDE...
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
KPSS SINAVI
Misafir KALEM Misafir KALEM
BÜTÜN KARADENİZ'İN DAĞLARI BİRLEŞİN!
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
YIRTIKLIK yada PİŞKİNLİK
Hasan KAMİLOĞLU Hasan KAMİLOĞLU
H.E.S-5 (YARARLARI-ZARARLARI)
Prof. Korkut BORATAV Prof. Korkut BORATAV
" İTAAT ET veya YOK OL "
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
VEDA ZAMANI...
Nedim TORUN Nedim TORUN
NELER OLUYOR
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
12 EYLÜL ve REFERANDUM
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
ÇALAKALEM YAZMAK
Özgür KARAKAYA Özgür KARAKAYA
DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSLERİ
İ.zeki KUTLU İ.zeki KUTLU
ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL!
Sefer AYDIN Sefer AYDIN
DÜNDEN BU GÜNE 2!...
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
GÜNEYDOĞU İZLENİMLERİM-3
Çetin KARAAHMETOĞLU Çetin KARAAHMETOĞLU
GÜNDEM - 2
Şahin UZUN Şahin UZUN
HIYARIN FAYDALARI....
Yeşim AKBULUT Yeşim AKBULUT
DELİRMEMEK İÇİN!
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
NEYİN REFERANDUMU?
Davut GECİR Davut GECİR
BU YÜREK...
Metin KARAAHMETOĞLU Metin KARAAHMETOĞLU
MERHABA GÖRELELİ ARKADAŞLAR
Rüstem MENTEŞOĞLU Rüstem MENTEŞOĞLU
İĞFAL KABİLİYETİ TAM DEMOKRASİ (!)
Yakup BAYIR Yakup BAYIR
DOSTLARIN ARASINDA OLMAK GÜZEL
Ali AYAROĞLU Ali AYAROĞLU
SÖZDE GAZETECİ-YAZAR
Erman ERGÜL Erman ERGÜL
OLACAK O KADAR.!
Burhan TEMEL Burhan TEMEL
GÖRELE'DE TİYATRO OKULLAR BİR DÜZELTME VE EKLEMELER
Şevket KAHRAMAN Şevket KAHRAMAN
DEVRİMİN "DEVRİM GÖZLÜ" KARDEŞİNE, KARDEŞ YOLDAŞIMA...
Rıdvan YANIK Rıdvan YANIK
HES ve ENERJİ-2
Fatih KIRTORUN Fatih  KIRTORUN
OKUMAZSAN ÇÖPÇÜ OLURSUN!

Özel Haber

Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Sözlüğün devamı: K-Z

Reklam

RÖPORTAJ

'AKP Devrimin Düşmanı'
'AKP Devrimin Düşmanı'
12 Mart'ta Deniz Gezmiş'le THKO, 12 Eylül'de TDKP davasından yargılanan Mustafa Yalçıner, AKP'nin 12 Eylül'le hesaplaşma söyleminin sahtekârlık olduğunu iddia etti

AFORİZMALAR

YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
Çok güzel ve üzerine sayfalar dolusu felsefi, sosyolojik ve psikolojik yazılar yazılacak sözlerimiz vardır. "Yularını uzun ya da kısa tutmak" da çok önemli ve akıldan çıkarılmaması gerekenlerden biridir.

© Copyright

Gorelehaber.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Görele Haber sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 Gorelehaber.Com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Yazılım:

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri

Sitemiz Görele Hürses ve Yeni Tirebolu Abonesidir

İletişim: info@gorelehaber.com

görele

Sendika Tv