Anasayfa | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Hakkımızda | Unutulmayanlar | Okuyucu Köşesi | İlan Ver | Hava Durumu | Dost Siteler | İletişim
İyi Bayramlar Olsun, Herkese, Tüm İnsanlığa  |  Bir Referandumun İçeriği Bu Kadar mı Güzel Anlatılır  |  Bayramınız 'HAYIR'LI Olsun  |  MHP' lli Belediye Başkan Yardımcısı Aydoğdu Partisinden İstifa Etti.  |  Gıda Krizi Kapınızda!  |  Sezen Aksu'ya Açık Mektup  |  Referandum Okumaları  |  Durun Kavga Etmeyin Siz Kardeşsiniz!  |  Görelede esnafa bayram denetimi yapıldı  |  İbrahim Öztürk Mavi Karadeniz TV'de  |  

UNUTULMAYANLAR

UNUTULMAYANLAR

Reklam

Okuyucu Köşesi

Reklam

Reklam

Önemli Linkler

Reklam

İLAN - DUYURU

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Reklam

Istatistik


Anasayfaya DönAnasayfaya Dön12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hüseyin ÇAKICI

COĞRAFYAMIZ VE İNSANIMIZ

25 Şubat 2010, 22:27
Hüseyin ÇAKICI







Değerli okurlarım, 2003 yılında mahalli gazetede yazdığım bir yazımı kendi başlığı ile sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

“Her geçen gün çarpık ve eksik eğitim sisteminden kaynaklanan, insan yaşamını ve onurunu inciten olayları üzüntü ile gözlemlemekteyiz.

Eğitilmiş insan bilgi ile donatılmış, bilgiyi toplumun yararına kullanarak üretime dönüştüren insandır. Kendi haklarının bilincinde birey hak ve özgürlüklerine saygılıdır. Toplumun değer yargılarıyla barışıktır. Çağdaş yaşamı örnek alır.Bu özellikleriyle topluma örnektir. Toplumu daha ileriye nasıl götürebilirimin kaygısı içindedir. İçinde bulunduğu coğrafya ve sosyal yapıyı en ince ayrıntısına kadar öğrenmek ister. Üretim sahası önce kendi coğrafyasıdır.

Anadolu coğrafyası, Dünyanın orta iklim kuşağında üç tarafı denizlerle çevrili mükemmel bir doğa parçasıdır. Aynı anda dört mevsim yaşanılabilir. Üzerinde yaşayan tüm canlıları kendi olanakları ile besleyebilme özelliğine sahiptir. On bin yıllık bir kültür mirasına sahiptir. Dünyanın jeopolitik anlamda en önemli bölgesidir. Bu üstün doğa özelliklerine sahip Anadolu’nun insanları neden hala yoksuldur. Neden hala batıdan gelecek borç paraya gereksinim duyar? Doğada her olayın somut bir nedeni olduğuna göre bu çarpıklığın da somut nedeni vardır. Çünkü bizler insanlarımızı doğamızın gerekleri doğrultusunda eğitmiyoruz.

Yakın geçmişte ülkemizde büyük bir doğal afet yaşandı. On binlerce insanımızı kaybettiğimiz gibi milyarlarca dolar maddi zararımız oldu. Kısa bir zaman sonra Pülümür tekrar sallandı. Yine binalar yıkıldı. İnsanlar kara kışın soğuğunda ortada kaldılar. En büyük hasar yine devletin binalarında idi. Yanlış adamlara yan tutularak ihale edilmişlerdi. Manzara aynı manzara olan yine insanlarımıza oldu. Sosyal dokumuz bozulmuş bir kere. Biz insanlarımıza doğada tek başına olmadıklarını, isteseler de istemeseler de diğer canlılar ve insanlarla birlikte yaşamak zorunda olduklarını öğretememişiz.

27 ocak günü karakışın ortasında Anadolu’nun en soğuk bölgesi olan Pülümür’e yazlık çadır gönderen yetkiliyi nasıl değerlendirelim. Bu kişinin dalgınlığı ve cahilliği olayın yaşamsal etkisini hafifletir mi? Yetkili bilemedi cahildi, peki çadırları arabalara yükleyenler herhalde Ekvatordan gelmediler. Kanımca bu insanlar yaşadıkları coğrafyanın dünya üzerindeki yerini bilmemektedir. Bunun başka bir açıklaması olabilir mi? Hayret edip üzülüyorum. Çünkü bizler insanlarımıza coğrafyamızı öğretmemişiz.

Yukarıdaki olumsuz tablonun gerçek sorumluları kimler acaba. Neden kendilerini saklamak gereğini duyuyorlar. Bu olay Hoca Nasrettin’in bir fıkrasını anımsattı:

 Nasrettin hocanın evini soyarlar. Herkes Hoca’ya Hoca sen akıllı bilge adamdın neden eşyalarını ortada bıraktın. Neden kapını açık bıraktın diye sitem ederler. Hoca “Bire köftehorlar iyi has ta hırsızın hiç mi kabahati yok der.” Acaba o yetkiliyi hak etmediği göreve atayan gerçek sorumluların hiç mi kabahati yok.”……..

 

Sevgili dostlar ülkemiz büyük bir kaosun içinde. Şu anda  doğal bir felaket olsa herhalde ilgilenecek yetkili bulamayız diye tedirgin oluyorum. Savaş halini düşünmek bile istemiyorum. Askerin en üst komuta kademesi tedirgin. İster istemez Balkan savaşı sırasındaki yönetimdeki kararsızlık ve çelişkiler aklıma geliyor. Yakın geçmişteki savaşların acıları halen yüreğimizde duruyor. Bu tür kaoslardaki değişimlerin olumlu olması mümkün değildir. Cumhuriyetin kazanımları elimizden gidecek mi acaba. Yönetimi eline geçiren önce fişleme işine sarılıyor. Kimlerin kanı nasıl tartışması midemi bulandırdı. Kendi kanını temiz olarak addeden kişinin bu ülke için neler yaptığını da merak ediyorum. Aslında bu yapılanlar kimlerin işine yarıyor. Topraklarımız ayaklarımızın altından kayıyor mu? Bu kargaşanın asıl nedeni derelerimizin satılışını kolaylaştırmak  emperyalizmin dikte ettirdiği eş başkanı olduğumuz bölünme projesini hayata geçirmek mi? Düşünmeden edemiyorum. Birileri generaller gider albaylar gelir çokta önemli değil gibi ciddiyetten yoksun açıklama yapabiliyor. Ey halkım fotoğrafın tümünü okumaya çalış. Bu fotoğraf bize yakışan bir fotoğraf değil. Amasya Genelgesini tekrar değerlendirip azim ve kararımızı ortaya koymalıyız diye düşünüyorum. Bu ülkenin gerçek sahipleri sizlersiniz.

Sağlıcakla kalınız.
Gelecek aydınlık günler hepimizin olsun.

Toplam 189 Defa Okunmuştur.

Facebook'a Gönder

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz

Toplam 2 Yorum Yazılmıştır.

sefer aydın [ 28 Şubat 2010, 19:02 ]
Öğretmenim kalemine yüreğine sağlık.Bu ibret ve gerçeklerin ta kendisi yazınızı çoğlatıp,yurdun dört bir yanına assak ve tüm illerde ilçelerde köşebaşlarına kocaman harflerle yazsak kaç kişi okur,kaç kişi okuduğunu anlar doğrusu merak ediyorum.Hep çeşitli süreçlerden bahsettik zaman zaman,ama bu günlere aşama aşama gelindi.Senaryolar bölüm bölüm uygulandı şimdi durum, altın vuruşa doğu gidiyor.Yıllardır edilgenliği değil güdülgenilği aşıladılar,biat kültürünü,itaat kültürünü,bana dokunmayan yılan bin yaşasın duygularını aşıladılar.Ve devamında küçük olsunda benim olsun felsefesini yaydılar ve insanları karpuz gibi ortadan ayırdılar.Sevgili hocam mecal kalmadı mecal uğraşmaktan herkes sırasını bekliyor koyun gibi.Celepin elinde sopası, nereye kaçacağımızı bilemiyoruz.Fişlenme rüyasıyla yatıp kalkanlar hayallerine ulaşmak üzereler senaryonun figüranları perde kapandığında ne olacaklar hiç düşünmüyorlar.Kanı bozuk ithamını yapanlarda lütfen tarihin kara sayfalarına baksınlarda kimlerin kanı bozuk ona göre yorum yapsınlar.Ve Nazımın dediği gibi koyun gibiyiz koyun...Herşeye rağmen yinede umutluyum,keser döner sap döner,gün gelir hesap döner....sefer aydın
Özcan TEMEL [ 26 Şubat 2010, 21:25 ]
Saygıdeğer Hocam,
Yazdıklarınız, bir umman bilincinin kıyıya vuran dalgaları gibi... Kimileri ne sesini duyuyor, dalgaların ne de ummanın büyüklüğünü derinliğini görebiliyor desem, gerçekleri söylemiş olur muyum? Ben yine de ümitliyim.
Saygılar....

Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

KÖŞE YAZILARI

Hakan GÜREL Hakan GÜREL
HALİÇ'TE YAŞAYAN SİMONLAR VE CEMAATLER...
Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
ANLAŞMA : ANLAMA ve ANLATMA
Hüseyin BEKAR Hüseyin BEKAR
HAYIR DEMEK CESARET DEMEK..
Nihat ÖZTÜRK Nihat ÖZTÜRK
SANATÇILARIN BURUNLARI
Tevfik KARA Tevfik KARA
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA...
Ataol BEHRAMOĞLU Ataol BEHRAMOĞLU
SİVİL FAŞİZM
Şükran SONER Şükran SONER
BOYKOTLA EVET ARASINDA
Aydın ÇAK Aydın ÇAK
SÖZ SENDE...
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
KPSS SINAVI
Misafir KALEM Misafir KALEM
BÜTÜN KARADENİZ'İN DAĞLARI BİRLEŞİN!
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
YIRTIKLIK yada PİŞKİNLİK
Hasan KAMİLOĞLU Hasan KAMİLOĞLU
H.E.S-5 (YARARLARI-ZARARLARI)
Prof. Korkut BORATAV Prof. Korkut BORATAV
" İTAAT ET veya YOK OL "
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
VEDA ZAMANI...
Nedim TORUN Nedim TORUN
NELER OLUYOR
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
12 EYLÜL ve REFERANDUM
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
ÇALAKALEM YAZMAK
Özgür KARAKAYA Özgür KARAKAYA
DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSLERİ
İ.zeki KUTLU İ.zeki KUTLU
ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL!
Sefer AYDIN Sefer AYDIN
DÜNDEN BU GÜNE 2!...
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
GÜNEYDOĞU İZLENİMLERİM-3
Çetin KARAAHMETOĞLU Çetin KARAAHMETOĞLU
GÜNDEM - 2
Şahin UZUN Şahin UZUN
HIYARIN FAYDALARI....
Yeşim AKBULUT Yeşim AKBULUT
DELİRMEMEK İÇİN!
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
NEYİN REFERANDUMU?
Davut GECİR Davut GECİR
BU YÜREK...
Metin KARAAHMETOĞLU Metin KARAAHMETOĞLU
MERHABA GÖRELELİ ARKADAŞLAR
Rüstem MENTEŞOĞLU Rüstem MENTEŞOĞLU
İĞFAL KABİLİYETİ TAM DEMOKRASİ (!)
Yakup BAYIR Yakup BAYIR
DOSTLARIN ARASINDA OLMAK GÜZEL
Ali AYAROĞLU Ali AYAROĞLU
SÖZDE GAZETECİ-YAZAR
Erman ERGÜL Erman ERGÜL
OLACAK O KADAR.!
Burhan TEMEL Burhan TEMEL
GÖRELE'DE TİYATRO OKULLAR BİR DÜZELTME VE EKLEMELER
Şevket KAHRAMAN Şevket KAHRAMAN
DEVRİMİN "DEVRİM GÖZLÜ" KARDEŞİNE, KARDEŞ YOLDAŞIMA...
Rıdvan YANIK Rıdvan YANIK
HES ve ENERJİ-2
Fatih KIRTORUN Fatih  KIRTORUN
OKUMAZSAN ÇÖPÇÜ OLURSUN!

Özel Haber

Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Sözlüğün devamı: K-Z

Reklam

RÖPORTAJ

'AKP Devrimin Düşmanı'
'AKP Devrimin Düşmanı'
12 Mart'ta Deniz Gezmiş'le THKO, 12 Eylül'de TDKP davasından yargılanan Mustafa Yalçıner, AKP'nin 12 Eylül'le hesaplaşma söyleminin sahtekârlık olduğunu iddia etti

AFORİZMALAR

YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
Çok güzel ve üzerine sayfalar dolusu felsefi, sosyolojik ve psikolojik yazılar yazılacak sözlerimiz vardır. "Yularını uzun ya da kısa tutmak" da çok önemli ve akıldan çıkarılmaması gerekenlerden biridir.

© Copyright

Gorelehaber.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Görele Haber sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 Gorelehaber.Com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Yazılım:

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri

Sitemiz Görele Hürses ve Yeni Tirebolu Abonesidir

İletişim: info@gorelehaber.com

görele

Sendika Tv