Reform kelimesinden anladığımız nedir?
Kelime anlamıyla; herhangi bir hususta, yenileme, değişiklik ya da iyileştirme denebilir.
Dilde reform,
Dinde reform,
Yargıda reform.
Kafalarda, beyinlerde reform olmadan, yapılan reformlar tutar mı sanıyorsunuz? Sanmıyorum.
En basit bir örnek:
Çeşitli adlarda kurulan ve kapatılan siyasi partilerimiz Oldumu?
Oldu.
Hepsinin de milletvekilleri de varmıydı?
Vardı.
Anayasaya bağlılık yemini etmeden milletvekili olunur mu?
Olunmaz.
Yani hepside mevcut Anayasa üzerine yemin ettiler değil mi?
Evet.
Yeminlerine sadık kalsalardı; siyasi partileri kapanırmıydı?
Kapanmazdı.
Neden kapandı?
Yaptıkları yemine sadık kalmadılar. Başka değişle, yaptıkları yeminin sözlerine inanmamışlar. Bunun bir zihniyet meselesi olduğunu söylemeye gerek var mı?
“ Hiçbir şey göründüğü gibi değildir “ denir. Bu cümlede, “bakmak görmek değildir “ diyebilirmiyiz?
Elbette.
Okuduğumuzu yeterince anlaya biliyor muyuz? Yoksa istediğimiz şekilde mi anlamaya çalışıyoruz?
İran, Ülkemizin sağında mı? Solunda mı?
Yoksa İran bizim komşumuz mu?
Yargıda reform istemek, güzel bir düşüncedir. Peki, yargıyı oluşturacak komisyonun içinde herhangi bir siyasi partiden ya da iktidar partisinden bir kişi, bir bakan olacak mı? Olmalıdır diyorsanız, size reform gerek.
Hayır, böyle bir beklentim olamaz, diyorsanız o zaman konuşalım.
Tamam.
Komisyon üyeleri nasıl ve kimlerden oluşacak.
Anayasamızın değişmez maddelerinin bir tanesi ne diyor?
“ Mad.2-Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
Bu maddeden yola çıkarak, Hukuk fakültelerinin birisinden iyi derecede mezun olup, Ülkemize en az on yıl hukuk dalında hizmette bulunmuş. Ferdi ve ailevi yaşantısı Anayasamızın 2. Maddesinde yer alan hususlara uygunluğu varsa, tespit edilenler; Anayasa Mahkemesi- Yargıtay-Danıştay gibi seçkin kuruluşların değerli üyeleriyle seçilmeleri gerekir. Hiç bir siyasi parti ve benzer kuruluşlar görüş dahi bildirmemelidir.
“ İnsan, anlamadığı şeye sahip olamaz.”(Goethe)
Yargıda reform burada başlar.
Toplam 1 Yorum Yazılmıştır.
Sayın ÇAK, bunun sebebi yürürlükteki hukuk tarafından iki yüzlülüğün insanlara dayatılmasıdır. Hukuk sistemi, siz seçimi kazansanız dahi "milletvekili olarak TBMM'de görev yapılmasını" bu yemin metninin sesli olarak okunması şartına bağlıyorsa, siz ondan, bu yemin metnini hayata geçirmesini bekleyemezsiniz. Hukukta, serbest irade ile yapılmayan tüm tasarruflar, bu bağıtın (andın) yükümlüsünü bağlamaz. Siz isteyen milletvekili bu yemini yapabilir, dediniz de adam bu yemini yaptıktan sonra tutmadıysa ona bunları diyebilirsiniz. Zorla evlendirilen kızdan kocasına sadakatle hizmet bekleyemezsiniz, bu insanın fıtratına aykırıdır! Yani hukuk ile insanların zihniyetini değiştirme olanağı bulunmadığına göre, hukuktaki zihniyetin değiştirilerek, insanların iki yüzlülüğe zorlanmaması gerekir..
