10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı. Ülkemizin her yerinde olduğu gibi Zonguldak’ta da çelişkiler içersinde kutlandı.
Gazetecilik hep tartışılır, bir yerlerde sanırım kavram karmaşası yaşanıyor.
Bakıyorsun birileri bilmem neci!
Unvanına bakıyorsun “Gazeteci-Yazar”
Kişiyi araştırıyorsun ne yazmış? Nereye yazmış?
Nereye ne yazdığı belli değil.
Belli olan duvara yazdığı!
Birileri birilerini çıkarlarının gereği payelendiriyor!
Maşallah bazılarımız öyle bir sallıyor ki, sanırsın ondan iyi bilen yok. Sıradan bir toplantıda mikrofonu da verdiniz mi ona Memleketi o kurtaracak sanki. Sözüm meclisten dışarı ama bazılarımız kendini Hint kumaşı falan zannediyor.
“Sayın Milletvekilerimizzzzzz” sözcüğünü kullanırken içindeki girdabın dışavurumu hissediyorsunuz.
İlkeli Gazeteciyseniz Kimseye yaranamazsınız. Sürekli överseniz sizden iyisi yoktur…
Fazla överseniz de adınız anında yalakaya çıkar…
Sert eleştirilerde bulunursanız bir beklenti içerisinde olduğunuz düşünülür…
Halbuki yazı yazmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir…
Kimine dedikodu(gossip) yazarı denir… Kaynak falan belirtmeden her alanda yazar…
Kimisi duvara yazar… Paye hazırdır; Gazeteci-Yazar.
Eleştirmen yazarlarda vardır(Critic yazar)… Genellikle entelektüel anlamda canı istediği zamanlarda yazar.
Halk ağzı ile yazan yazarlarda vardır… Kısa ve özet yazarlar… Halk ağzı ile yazdıkları için yazıları okunan yazarlardır…
Bir de köşe yazısı yazmaya çalışan yazarlar vardır… Bunlar kendi içlerinde kaba tabirle “ Çak-cuk” yazar olarak bilinirler…
Yani kısaca her yazının bir okuyucu kitlesi vardır ve duvar yazarlarının da okuyucu kesimleri bellidir…
Gazetecilik bir meslektir…
Köşe yazarlığı ise bir meslek değildir… İş tir…
Yani her köşe yazarı gazeteci değildir… Olamazda.
“Gazeteci-Yazar” olmak için üreteceksin, emek vereceksin ve bugünden geleceğe kalıcı bir yapıt bırakacaksın…
Basının demokrasilerde önemli bir görev üstlenmesi, bu meslekte bir yozlaşma yaşanmadığı, belirli çıkar gruplarının basını etkilemediği ya da basının bazı güçlerin maşası olarak kullanılmadığı anlamına gelmiyor.
Kayıt dışının en yoğun yaşandığı iş kolu basın iş koludur.
Bunu Zonguldak özelinde yapılan bazı etkinliklerde görüyoruz. Patronlarının Hükümetle iş yapması gerektiğinde allanıp pullanan, yalan ve bilgisizce yazılar yazan, dedikodular üreten, patron çıkarlarına ters düşünce kapının önüne konulan, Zonguldak’ta saz başka söz başka!
Gazetecilik kör, Cahil, ilkesiz, ulusunun çıkarını ve halkının geleceğini düşünmeden hizmet eden, mesleki açıdan yeteneksiz insanların mesleği olmamalıdır. Bu tipler, birileri ne emrederse onu yazan, parti değiştirdiğinde dün yazdıklarını unutuveren zavallı kişilerdir.
Bu yazımdan alınacak biri olacaktır. Bu yazımı kim üstüne alınırsa, bu yazı ona yazılmıştır. Onun ismini yazarak reklamını yapmak istemiyorum. Tarih, onları hak ettikleri biçimde anacaktır.
Sağlıkla kalın.