Akbaşlı, yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda fındık işleyen dev gıda markalarının dünyanın çeşitli bölgelerinde kendi ihtiyaçlarında kullanmak üzere ağırlıklı olarak Gürcistan ve Şili'de fındık bahçeleri tesis etmesiyle, Türk fındık üretimi arasında bir neden sonuç ilişkisi kurulma çabalarının arttığının gözlendiğini belirtti.
Avrupalı fındık alıcısı firmaların çeşitli ülkelerde yeni fındık bahçeleri tesis etmelerinin, Türk fındığının fiyat hareketlerine bağlandığını ve fındık fiyatlarının yükselmesinin bir sonucu olarak gösterildiğini anlatan Akbaşlı, şunları kaydetti:
''Bu yaklaşımı son günlerde ulusal basının her köşesinde işlenmesini sağlayanlar, kamuoyunda Türk fındık üreticileri ve fiyatları hakkında olumsuz bir ön yargı oluşmasına çalışılmaktadır. Kamuoyu yanıltılmaktadır. Sergilenen bu yaklaşımda doğru değildir. Son 10 yıldır uluslararası dev gıda ve içecek firmaları, ürettikleri ürünlerle ilgili ham maddeleri de kendilerinin kontrolünde dünyanın çeşitli yerlerinde üretme uygulamaları yoğunluk kazanmıştır. Coca Cola meyve suyu olarak işlediği bazı meyvelerin üretimini kendisi yapmaya başlıyor. Bu konuda ilk projesi 2010 yılında Kenya'da başlatıyor. Coca Colanın ardından dünya genelinde en fazla tüketilen ikinci içecek konumunda olan lipton, Kenya'nın batısında bulunan Kericho bölgesinde 14 bin hektarlık bir alanda Lipton City oluşturmuştur. Lipton ihtiyacının yüzde 10'unu bu bölgeden sağlamaktadır. Yine aynı şekilde dünyanın en büyük 5. çikolata üreticisi olan İtalyan Ferrero başta Gürcistan olmak üzere çeşitli bölgelerde kendi ihtiyacında kullanmak üzere fındık bahçeleri tesis etmektedir. Kısacası bu durum sadece fındığa has bir uygulama değildir. Uluslararası gıda şirketlerinin son 10 yılda geliştirdikleri ve uygulamaya koydukları yeni bir stratejidir. Bu uygulama sayesinde firmalar fiyat ve kalite avantajı sağlamanın yanında rakiplerine oranla daha hızlı hareket edebilmektedirler.''
Akbaşlı, bazı kesimlerin her ortamda sergiledikleri şikayet kültürünü, yıllardır özlemini çektikleri ve bu sene hayata geçen serbest piyasa koşullarında da devam ettirdiğini ileri sürerek, şöyle devam etti:
''Daha dün, ihracatçılar birliği başkanı çıktı ve 'ekmeğin 30 cent, bulgurun 5 cente satıldığı yerde fındık 10 dolara satılır mı?' dedi. Şimdi sayın başkana sormak lazım, 'çikolata kaç cent?' fındığın yüzde 85'inin çikolata da tüketildiğini kendileri söylüyor, fakat örnekleri ekmekten, bulgurdan veriyorlar. Herkes işine baksın. Biz üreticilerin görevi üretmek, alıcıların görevi de üretileni satmaktır. Bugün fındık ihracatı miktar ve parasal olarak arttıysa bu artışın temel nedeni fındık üreticilerinin tırnaklarıyla meydana getirdiği üretim gücüdür. Hala fındığın yüzde 65'inin sadece kabuğunu kırarak içini ihraç ediyor, geri kalan yüzde 35'lik kısmını da kavurup dilimleyerek püre haline getirmekten öteye geçemiyor ve yüz yıldır fındığın yüzde 85'ini sadece Avrupa'ya satıyorsak, fındık ihracatçılarımız öncelikle kendilerini sorgulasınlar. Kısır çekişmeler ne üreticilere ne ticaret gruplarına ne de ülkemize yarar getirmeyecektir. Fındık politikalarında yeni bir başlangıç yapılmıştır, gelin bu yeni yaklaşımın üreticiler ve ticaret grupları açısından eksikliklerini gidererek başta üreticilerimiz olmak üzere tüm tarafların ama öncelikle de ülkemiz adına maksimum faydayı sağlamanın yollarını araştıralım. Türkiye fındık ürünündeki gücünü hiçbir zaman kaybetmeyecektir. Taraflar arasında polemiğe yol açacak olan kısır tartışmalar bu gücümüzün önündeki en büyük engel olacaktır.''
Akbaşlı'nın yazılı açıklamasında Ordu Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necat Avcı'nın da imzası bulunuyor.
KAYNAK:
www.yenitirebolu.com