Operasyonun Tükiye’den giden istihbarat çerçevesinde gerçekleştiği anlaşıldı. Belçika resmi makamlarının operasyonun iki gün öncesinde Türk makamlarına bildirildiği öne sürüldü.
Belçika Federal Savcılığı, baskınlara Türk asılı polislerin katıldığını doğruladı. "La Libre Belgique” isimli gazetede yer alan haberde de, operasyon için Fransa, Almanya ve Türkiye ile istihbarat alışverişi yapıldığı yazıldı.
Yorumcular Belçika’daki operasyonun Türkiye’de art arda yapılan KCK operasyonları ile belediye başkanlarının tutuklanmasının Avrupa ayağını oluşturduğu belirtiyor. Türkiye’deki legal yapılanmayı ‘Kürt açılımı’önünde engel gören zihniyetin, Avrupa’da da legal faaliyet gösteren kadroları devre dışı bırakarak görece rahat bir alan yaratmaya çalıştığı belirtiliyor.
ROJ TV KAPANMADI
Avrupa’daki Kürlerin faaliyetlerine son verilmesi ve Roj TV’nin kapatılması yönünde şimdiye kadar birçok kez girişimde bulunan Türkiye’nin bu çabasının daimi olduğu biliyordu. Ancak şimdiki operasyonun dikkat çeken yönü içerde ‘Kürt açılımı’nın gündeme getirildiği bir dönemde yapılıyor olması. AB’nin çeşitli ülkeleri ile Türkiye arasında koordineli yapıldığı anlaşılan bu operasyon Kürtler arasında, AKP hükümetinin planladığı ‘açılıma’ karşı muhalif bırakmama üzerine kurulu olduğu anlaşılıyor. Nitekim hükümete yakın gazeteler operasyonu “Avrupa’da Kürt açılımı” olarak vermekte bir sakınca görmedi. Gözaltına alınan Kongra Gel Başkanı Remzi Kartal ve Yardımcısı Zübeyr Aydar’ın iadesi için Türkiye’nin girişimlerde bulunacağı konuşulmaya başladı.
Bu arada Türkiye’nin yıllardır kapatılması için bastırdığı Roj TV’nin baskınlardan sonra kapatılmadığı ancak yayında kullanılan teknik mazemelere el konulduğu için normal yayın akışını sürdüremediği kaydedildi.
YEŞİLLER: OPERASYONU ABD DAYATTI
Operasyonla ilgili en çarpıcı açıklama Belçika Yeşiller Partisi Senatörü Geert Lambert’ten geldi. Yazılı bir açıklama yapan Senatör Lambert, “Kürtlerin kültürel haklarının sınırlandırılması için Belçika yargısına dışarıdan baskı yapıldığını” söyledi. Lambert açıklamasında, ABD’nin Belçika’ya daha önce tv kanalının mali kaynaklarını ‘Al Capone metoduyla’ felç edilerek susturma önerisi yaptığını söyledi. Belçikalı politikacı ve gazetecilere çağrı yapan Lambert, Belçika makamlarının“dost bir ülkenin” baskısının uzantısı olmamasını istedi.
Federal Savcı sözcüsü Lieve Pellens baskınlarla ilgili düzenlediği basın toplantısında, operasyonların PKK’ye yönelik 3 yıldır sürdürülen soruşturmalar çerçevesinde yapıldığını söyledi.
200 BİN AVROYA EL KONULDU
Pellens, Belçika dahil Avrupa’nın farklı ülkelerinden Kürt gençlerinin Irak’ın kuzeyi ve Yunanistan’a askeri eğitim amacıyla gönderildiklerine yönelik ciddi bulgular olduğuna inandıklarını belirterek, operasyonun bundan dolayı gerçekleştirildiğini ifade etti. Pelles ayrıca Mezopotamya radyosunun PKK’nin iletişim aracı olarak kullanıldığını ileri sürdü.
Federal Adli Polis Müdürü Glenn Audenaert ise, Roj TV’ye düzenlenen baskında, 100 bin avro, Mezopotamya Radyosu bürolarında da 100 bin avro paranın ele geçirildiğini söyledi.
ABD UYUŞTURUCUDAN SUÇLAMIŞTI
ABD Hazine Bakanlığı da 14 Ekim 2009’da açıkladığı kararla, PKK yöneticilerinden Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyir Aydar’ı “uluslararası uyuşturucu baronları” listesine almıştı. Örgüt ABD tarafından Mayıs 2008’de, uyuşturucu kaçakçılığına karışan örgütler listesine alınmıştı. BirGün
Kartal ve Aydar
salıya kadar gözaltında
PKK’ye yönelik Belçika’da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Kongra Gel Başkanı Remzi Kartal ve Yardımcısı Zübeyr Aydar’ın da aralarında bulunduğu 8 kişinin gözaltı süresi salı gününe kadar uzatıldı. Gözaltına alınan 14 kişi ise serbest bırakıldı. Diplomatik kaynaklar, Remzi Kartal ve Zübeyr Aydar’ın iade edilmesinin talep edileceğini belirtiyor.
Demirtaş, Belçika
Büyükelçisi ile görüştü
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Belçika'da gerçekleştirilen PKK operasyonunda parti bürosunun basılmasına tepki gösterdi. Demirtaş, Belçika Büyükelçisi Pol De Witte ile görüştü ve "Kaygılıyız" dedi. BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak da, operasyonun Türkiye'ye bir jest amacıyla kurgulandığını söyledi. Kışanak, "Sanırım Türkiye'ye karşı bir jest yapılmak amacıyla özel dizayn edilmiş operasyondu bu. Ama ne karşılığında olduğunu bilemiyoruz" dedi.
Ermeni soykırımı yasa tasarısının ABD'de kabul edildiği gün Roj TV baskınının gerçekleştiğini ve bunların arasında bir bağlantı kurabileceklerini de söyleyen Kışanak, "Acaba Amerika, böyle bir balans ayarı mı yapmak istiyor diye düşünmeden edemiyoruz. Ama artık lütfen Kürtler üzerinde kimse balans ayarı yapmasın. Maalesef Türkiye'de de böyle oluyor. Ne zaman Ergenokonculara yönelik bir operasyon olsa, ardından Kürtlerin demokratik siyaset alanlarına yönelikte bir operasyon oluyor. Hani böylece birileri de kendince balans ayarı mı yapıyor bilmiyoruz" diye konuştu.
Taksim’de konsolosluğa siyah çelenk
BELÇİKA’da Roj TV’ye yönelik operasyon İstanbul’da protesto edildi. Barış ve Demokratik Çözüm Platformu üyeleri Belçika Konsolosluğu önüne siyah çelenk bıraktı.
Platform üyeleri Taksim’de bir araya geldi. Grubun Konsolosluk’a yürümesine polis tarafından izin verilmedi. Çevik kuvvet Sıraselviler Caddesi tarafını tamamen kapattı. Grup adına 3 kişi 'Roj TV'ye dokunma' yazılı siyah çelengi başkonsolosluk kapısına bıraktı. Platformu adına konuşan Avukat Uğur Olca, gözaltıların Kürt halkının iradesine yönelik Türkiye'de sürdürülen keyfi tutuklamalarla eşzamanlı olmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Belçika'nın daha önce Türkiye ile işbirliği yaparak MED TV stüdyolarına baskın düzenlediğini ancak bu baskına gerekçe olarak gösterilen iddiaların asılsız olduğunun kısa zamanda ortaya çıktığını hatırlatan Olca,''Kendine her fırsata basın ve düşünce özgürlüğünün savunucu alarak tanımlayan Belçika bu anti-demokratik tutumu ile Kürt halkına yönelik sürdürülen saldırılara ortak olmaktadır. Biz demokratik güçler olarak Kürt halkına yönelik her türlü baskının karşısında duracağız'' diye konuştu. Göstericiler, açıklamanın ardından Taksim Meydanı’nda bir süre oturma eylemi yaptı.
Zeynep Kuray (BİRGÜN)