CAMADAN : Yün ve kıldan dokunan desenli sırt çantası
CAPLAMA : Bahçe kenarlarına yapılan ağaçtan engel. Genellikle yarılmış ağaç kullanılır.
CAHT ETMEK : Bir konuda sonuna kadar direnip,yapmak.
CAMIŞIĞI :Camlı gaz lambası.
CAYDAK :Çıplak,örtüsüz.
CANAK :Sağanak yağmur
CECİM : Kilim
CERLEMEK :Bağırmak,azarlamak
CEMEK : Geceleri derede balık avlamak için yapılmış alet.uzun bir sopanın ucunda ağzı çatallı bir alet
CEMBER .Baş örtüsü.Keşan’ın altına giyilir.
CEMİLE .Camdan bilye.
CENNİK :Yayla olmayan,yerleşim yeri. ‘’yayla ,cennik bir oldu’’
CIDIK :Kuş avlamak için yapılan tuzak
CIBACI :Ot yatağa doldurulan kuru ve küçük otlar.
CIFDIR : Becerikli
CIBBAN : Alkış
CIBARTMAK :Kesilmiş ağaç dallarının küçük yan dallarını tek tek kesmek.
CIBARTDAMAK :Bahçelerdeki zararlı ve lüzumsuz bitkileri ayıklamak.
CIMBIŞ :Eğlenceli
CIRITTA : Kızgın yağda pişirilen hamur tatlısı
CIRMAK :Pençe
CINGAN .Çingene
CIVIZ : Oyunbozan
CIBIL : Derin olmayan su,dibi görünen
CIYMUK :Çatal
CİCİK : Meme
CİNİBİZ :Kurnaz,üçkağıtcı
COLAP :Üzüm,dut gibi meyvelerin haşlanmış posası.
CÖBRE : Colap’ın süzülmüşü
CUHAR :Fındık zamanı görülen humma gibi bir hastalık.
CUKHARLAMAK : İshal ve ateşle hasta olmak.
CÜCÜK : Yavru kuş veya kümes hayvanı
ÇABULA :Bir çeşit ayakkabı
ÇANGAL :Özellikle fasulyeye dikilen uzun sopa.
ÇAYTAK :Aksayarak yürüyen
ÇARA : Döllenme zamanı hayvandan gelen sıvı.
ÇATMA :Ahşap evlerde iki odayı ayırmak ta kullanılan tahta perde
ÇAKAL YAĞMURU :İnce ince yağan yağmur.
ÇAKILDAK :Dere kenarında ufak taşlar..Olmamış meyve için de kullanılır
ÇARUK :Çarık
ÇALPAMAK :Çalkalamak,karışmasını sağlamak.
ÇATMAK :Kavga etmek için,laf söylemek.
ÇAŞU :Çarşı
ÇARPI :Özellikle ceviz dökmeye yarayan uzun sopa
ÇAVMAK :Güneş doğmak
ÇEBİÇ : Küçük keçi
ÇEÇ :Kabuğundan soyulmuş fındık
ÇEKMEN :Başa takılan üstlük.’’yağmur yağıyu ,yağmur.Al başına çekmeni’’
ÇEF :Bir çeşit bodur bitki
ÇELLEMEK .Üşümek
ÇENTİ :Küçük bez çanta
ÇENCİK :Kapı mandalı
ÇENTEMEK :Yontmak
ÇIRAKMAN : Yarmaçaların korunması için yapılan yığın,üzerine lamba konulan tabla.
ÇIKMAĞINA GETİRMEK : Denk getirmek.’’çıkmana getürdü,avladı’’
ÇINGIL :Bir cins erik
ÇIĞIRMAK : Bağırıp feryat etmek.
ÇIRTLIK KUŞU .Serçeye benzer küçük kuş
ÇIRPMAK .Budamak
ÇITLAK : Ateş parçası.kor
ÇITIRUK :Bir cins ağaç
ÇITIL : Kurumuş,karışmış bitki örtüsü.Dolaşmış ip
ÇILPAN : Şamar,tokat
ÇİT :Ev önündeki tarla
ÇIRNIK :Küçük boyda kayık
ÇINAMAK : Çiğnemek
ÇORT :Dikenlik
ÇOMURTMAK :Koparıp sıkmak
ÇÖĞÜR .Mısır sapı
ÇÖTÜRE : Sepet
ÇUL TAKMAK .Oyunda el kazanmak
ÇÖPÜR :.Keçi kılından yapılan çorap,torba
ÇÖTEN :Örülmüş çubuktan mısır deposu,dereye yapılan balık tuzağı
ÇÖTÜRE .Sepet cinsi
ÇOTANAK : Birkaçı bir arada fındık (topur)
ÇINAMAK :Çiğnemek ,üzerine basıp ezmek.’’Çocuğu araba çığnamış’’
ÇI-ÇI ÇIIRMAK : Avaz avaz bağırmak
DALDA :Yağmurdan korunmalı yer.
DARI :Mısır
DALAMAK : Köpekleri avlarını parçalamaya alıştırmak.Bir anda ısırıp kaçmak.
DASTAR :Bir cins dokuma yer örtüsü.Kilim
DADDUK :Tatlı,şekerli
DAVUN :Veba. ‘’Davun ye’’,diyerek azarlama anlamında da kullanılır.
DAYANÇI :Payanda,destek
DEBERTMEK :Karıştırmak.
DEĞMEN :Değirmen.
DEPEBIZIK .Takla
DEPÜK :Islak olmayan,temiz yer.
DEYDAA :İşte orda. (deyha)
DEKMÜK :Tekme.
DIBIÇ : Meyvenin sap kısmı. Kıç .Ayrıca hakaret sözü olarak ta kullanılır.’’dıbıç ağızlı’’
DIGIL :Yavaşça
DIGILLAMA :Bilye oyununda eğimden istifade yavaşça yuvarlama.
DINGIL :Bir sapa bağlı ve sallanan eşya ya da bitki.
DIRMAÇ :Yün ve kıldan yapılan ve yük taşımakta kullanılan genişçe ip.
DIBIR :Kıç
DIVILDAK :Küçük yuvarlak meyve veya yumru sebze. ‘’elmalar dıvıldak’’
DİBEK :Bulgur yapılan içi oyuk taş.
DİBLE :Çeşitli sebzelerden yapılan yöresel yemek
DİM :Bir çeşit bilye oyunu
DİKİN :Fındık fidesi
DİZLİK :Don
DİŞE : Değirmen taşının çentikleri
DİŞEMEK .Değirmen taşını çekiçle çentikli hale getirmek. ‘’değirmen döne döne ,yidiya dişesini ‘’
DİNELMEK .Ayağa kalkmak
DOBİÇ :Kısa boylu şişman
DOMAL .Barbunyaya benzer fasulye
DOMUZAŞAĞI :Kökleri zehirli ve yuvarlak bir bitki.Bazen balık avlamakta kullanılır
DONAM :Balıkçılıkta takım
DOMBAK .Kestane.Kaba içi boş
DOZİRİK :Cevizin içi oyularak yapılan fırıldak
DÖŞEME :.Bir cins lahana yemeği
DÖNDERME : .Hamsi ve fasulyenin tavada mısırla yapılan kızartması
DÖNEK :.Derelerde özellikle derin yerlerde suyun anafor yaptığı yer
DÜDEK .Olgunlaşmamış meyve.Meyveleri patlangaçta kullanılan bitki
DÜVE :Genç inek
EBRÜK : Yıpranmış
EBRÜMEK :Yıpranmak,eskimek
EĞEN :Gövde,Üst -baş
EBE :Büyük anne,nine.Doğum yaptıran kadın
ECÜNNÜ .Cin
EGEZLENMEK .Gırgıra alınmak
EĞERCEK :Yün eğirme aleti
EKENEK :Ekilecek,ekilmeye elverişli yer,tarla
EKMEK ETMEK .Ekmek yapmak
ELAVI : Çıplak elle yapılan balık avı
ELAVINA :El yordamı ile
EMEN .Kale,nokta. ‘’Haşim ! emeni bekle’’
ELMEK :Bir elin aldığı kadar,tutam
ENEKE :Oyunda kullanılan bir terim.
ESSAH : Sahi,gerçek
EHEM :Küs olunan kişi
EME :Ama
ERİNMEK :Canı yapmak istememek.
EVMEK :Acele etmek.
EŞGÜN :Yaşlı,kart
EŞMEK :Kazmak
EŞÜN : Mısır ekmeğini çevirmede kullanılan saplı alet
EVCÜK :Çocuk oyununda ev
EVZA :Kibrit
EYLENMEK : Mola vermek. ‘’bıraz elen ,yoruldum’’. Y harfi belli belirsiz söylenir.
EYVERMEK :Çağırmaya karşılık,sesle yanıt vermek. ‘’çariim çaariim,bi eyvermiyu’’
FAŞIRTI .Su sesine benzer ses,parazit
FAKIRTI : Gürültü
FAKIFAKI : Kaynayan suyun sesi
FASIRATMAK .Sokmak,delmeye uğraşmak
FERİK :Genç tavuk
FERİK ELMASI :Bir cins elma
FER :Işık
FEŞEL :Yaramaz,afacan
FIRAKLI :Çubuktan örülen engel,korumalık
FİNNURİ :Camsız petrol lambası
FIŞIRTMAK .Fırlatmak,uzağa atmak
FIŞGI : Bok,dışkı
FİDİL .Küçük fidan,lambanın fitili
FİLİSBİT :Ağzına kadar dolu (çuval,şelek)
FOLTAK .Gevşek,bol
FÖSÜK :Konuşurken anlaşılmayan kimse,bozuk konuşma
FODUL :Dik kafalı,itirazcı
FOL :Yumurtanın kümeste sürekli duranı
GABALAK :Bir cins geniş yapraklı ot
GABAN :Taşlı topraklı,bayır tarla
GABARTDAK .Yeşil düdek halinde incir.
GABİYET :Kabahat,suç
GALEMLİK : Baca
GALUK .Evde kalmış
GAKMAK :Kalkmak
GAMİT .Olumsuzluk anlatan takma ad
GAMBALAK :İri toprak veya taş parçası
GAMBAK :Çıplak,kel ‘’gambak gafalı adam’’
GANDAK : Özensiz dikiş,teğel
GANDAKLAMAK .Tutturmak,teğellemek
GANDAZ :Kekeme
GARGALAK :Selle gelen odun,dal parçaları
GARUK :Toprak set,mısır sapı
GARAMUK .İçi boş, hastalıklı fındık
GARIMAK :Değirmen taşının dişlerinin düzleşmesi.’’bizim demen daşı garımış’’
GARİGEN :Bir çeşit ağaç,dişbudak
GALAŞ :
GAŞ .Uçurum
GANTAR : Ağırlı ölçüsü,’amcamın 20 gantar fıdığı olur’’
GATIK :Ayran
GASIT :Kasten
GASITTAN :Yalandan
GAVSUL :Fındığın kabuklu hali
GAYBANA :İstenmeyen,kötü,yakışıksız
GAYGANA .Tuzlu hamsi ve unla yapılan yemek
GATIROTU :Bir çeşit bitki,kaktüs
GAVUNÇ : Cinsel organın darbe sonucu şişmesi
GAVUNÇ OLMAK :Beklemekten sıkılmak
GAYTARMAK : Sıvışmak,kaçmak
GIRMAK :Koparmak,üzmek
GAZEL .Kuru ağaç yaprağı
GARABAZAR :Aşağı yukarı,eh işte o kadar
GARPIŞMAK : Oynaşmak,güreşmek
GELEK :Yaprak
GECİN :Fasulye dış kabuğu,samanı
GEÇEK :Merdiven
GELBERİ :Tırmık
GENDEME :Kalın çekilmiş mısır
GELDER : Ağaçtan yapılmış hayvan yal kabı
GEVGENE :Bir tarafı kıllı battaniye
GENELİK :Defalık,böylelikle
GERO :Dal çekmekte kullanılan çengelli sopa. (gerevu)
GI : Kız,hanımlara hitap sözü.
GILİK :Mısır ekmeği sacında ortadaki en küçük ekmek
GIMILGIMIL .Çok yavaş,uyuz
GINDIRA: Hasır yapmada kullanılan uzun yapraklı ot
GINUK :Utanmaz,arsız
GIRBIÇ : Kurbağa
GIRNAP :Kenevirden ip
GIRAN :İki yamacın kesiştiği yerdeki düzlük
GILDIR GIBIÇ :İşe yaramayan şeyler,önemli olmayan eşya
GIRS :Cimri
GISIRUK .Kuytu,dar
GIBIÇ GEÇMEK :Denk getirememek,oyunda uska geçmek
GICIMUK OLMAK :Kızışmak,içi kaynamak
GICIRUK KAPI :Tahta ve dallardan yapılan,ses çıkaran bahçe kapısı
GILMUÇ :Küçük ağaç parçası.’’ayağıma gılmuç battı’’
GIDIK SEPET :Küçük örgü sepet
GIRKLIK .Koyun kırpma makası
GIÇMUK .Tekme,katır ve eşek için daha çok kullanılır
GIYNAK :Üzüm salkımının küçük dalları ‘’bir gıynak üzüm ver’’
GİRİNMEK :Yüklenmek,işe başlamak
GİREBİ :Ağzı düz ucu kıvrık balta
GİRİNTİ : Ağzı oarak gibi alet (kirintu)
GOLLUK :Kola ve omuza takılarak taşınan torba
GOBUZLANMAK :Övünmek,şişinmek
GODESBANA : Becerikli
GOMİT : Derede yaşayan kaya balığı
GOŞAMA :Bir avucun alabildiği kadar
GOVERMEK :Salmak,salıvermek
GOPCA :Düğme
GOT : Taneli meyve ve tahılları ölçmeye yarayan kap
GOZAK : Ham ,olmamış meyve
GORUK : İçi boş,çürük
GOPÇA .Kopça,düğme
GONDURA .Bilye oyununda bir terim
GÖĞ .Yeşil ,olmamış
GÖĞÜSLÜK :İlkokul önlüğü.
GÖĞSÜGIZIL :Serçeye benzer bir kuş
GÖGEK .Yeşil ceviz meyvesi
GÖNÜMEK :Meyvelerin çürümeden,kahverengi olup yumuşaması
GÖRGÜLÜK : İbret alınacak olay
GÖRGÜLÜK GÖRMEK : İbret alınacak şey görmek
GÖLMEÇ :Küçük su birikintisi
GUVAK : Saçtaki kepek
GUDURUK :Azgın,kudurmuş
GULUBECEK :Perde ayaklı kuş (karabatak)
GURUŞGA :Maşrapa
GUŞLUK :Sabahın erken saatleri
GUYTAK :Çukur ,derin olmayan su.
GUŞANA :Kuşhane tencere
GUVALAK : Baykuş
GUVALDAMA : Topuğuna basarak,alelacele giyilen ayakkabı
GUZ :Güneşin öğleden sonra vurduğu yerler
GÜBBEK :Tombul,sevimli
GÜDÜNE :Mısırın taneleri alındıktan sonra kalan koçanı
GÜLLÜK .Eğrelti otu
GÜVENEK :İri sinek,ineklerde kan içerek beslenir
GÜBÜR :Toz kırıntı parçaları
GÜPECEK : Güp diye ses çıkararak
HABBAK : Süt veya ayrandan yemek.Bebek maması
HABU :İşte bu,aha bu.
HABULLAR : Buralar,bu yerler
HABULE : Buraya,bu tarafa ,böyle.''gel habule buyana''
HABLE GENE : Böylece
HABURA : Burası,bu yer
HAÇAN : O halde,niçin
HACCAK : Güzel,alımlı,has
HAFIRADAK : Çevik bir hareketle
HAKIRDAMAK : Gürültülü ses çıkararak öksürmek.
HARAR : Büyük sepet,şelek,sırt sepeti
HARA ,HARİYE : Nereye ''hara gidiyon''
HALİK : Parçalanmış küçük taş
HARK : Küçük hendek
HARPITMAK : Yemek yutmak,kapıp götürmek.
HARTAMA : İnce yarılmış tahta.
HARCI EKMEK : Kalitesiz undan yapılan esmer ekmek
HARCI UN . : kalitesiz un.
HASIRAMAK : Hızlı nefes almak.
HAS BATTICAN : Domates
HAS UN : Buğday unu.
HAYF : Öç.
HAYF ALMAK : Öç almak,bir olaydan ötürü karşı tarafın ezikliğinde haz duymak.(oh olsun,düştü, hayfımı aldım)
HAYSINMAK : Öykünmek, pişmanlık duymak
HAŞA : Külden süzülen sıcak suyla çamaşır haşlama.
HAŞA YAPMAK : Çamaşırı kül suyu ile haşlayıp yıkamak
HAŞİNDİ : Hemen şimdi,şu anda.
HAŞLAK : Çok iyi pişmemiş,içi çiğ kalmış.
HELLE : Undan yapılan çorba
HELBET : Elbette.
HEMENCEK : Çabucak, hemencecik
HENNÜK : Yağmurdan sonraki ıslak toprak.
HERİ : Bir edat.(ne bağıryun ula, ‘’ne bağırıcaam heri ‘’) Bazı yerlerde yavaş ,ağır anlamında da kullanılır.
HERS : Hırs,kızgınlık anı.
HERSİNİ ALMAK : Öfkesini gidermek.(U gavurun gızından ,alamadım hersimi)
HEYLEMEK : Çağırmak
HILTAK : Bol, eski.
HILTAMAK : Yaşlanmak,yıpranmak
HIRTTDAMAK : Parça parça kesmek. (yarmaçayı hırtdadı )
HIZAN : Çocuk,evlatlar
HIŞIR : Eski,çirkin
HO : Şu kişi,o
HODUL : Çalı çırpı ''git baçadan bi yük hodul al''
HOPCİN : Kara lahana,fasulye,yağ ,biberle yapılan yemek
HOĞULDAMAK : Sesli olarak nefes almak,söylenmek
HOPÇURAMAK : Atlamak ,zıplamak.
HOPCURDU:(( Atladı,zıplayıp karşıya geçti.)
HOŞMAK : Fasulye ezilerek yapılan yemek.
HOZAN : Nadasa bırakılan tarla
HOŞURAN : Yapraklarından yemek yapılan bir bitki.Semizotuna benzer
HORASAN İNCİRİ : Reçel de yapılan bir cins incir
HÖLÜMEK : Islanmak,nemli hale gelmek
HÖŞÜL : Suyu alınmış meyve posası.Bulamaç
HÖTÜRDETMEK : Ses çıkararak içmek
HÖŞÜL AĞIZLI : Ağzı çirkin,salyalı kimse
HÖME DEPMEK : Üzerinde tepinmek,çiğneyip zarar vermek
HÜĞÜM : Fındık ağacı
IMIK : Kuru,soğuk olmayan İFAK : Küçük
IFACUK : Küçücük.
IFACUK UŞAK : Küçük çocuk.
IRGAT : Fındık amelesi.
ISGAT : Ölü eşyası.
IŞGIN : Filiz
IŞIMAK : Günün ağarması.
IRIP : Tuzak
ILIMUK : Çok sıcak olmayan.''Bu gün hava ılımuk''
IRAAT : Rahat, asude
IRGALAMAK : Sallamak, sarsmak
İÇERİ : Evin içi,mutfak
İÇLİK : İç gömleği
İFACUK : Küçük
İFACUK UŞAK : Küçük çocuk
İŞLİK : Mintan, gömlek
İDARE LAMBASI : Gaz lambası
İLEKİ GÜN : Bir gün önce,dün.. (ileek gün burdaydi )
İLİSTİR : Süzgeç, delikli bakır kap
İMECİ : İmece
İLKİ : Küçük sürgün bitki,fındık fidesi,ağaç filizleri.
İSİİN : Hüseyin..
İSGEMBİ : İskemle
İT : Köpek