Anasayfa | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Hakkımızda | Unutulmayanlar | Okuyucu Köşesi | İlan Ver | Hava Durumu | Dost Siteler | İletişim
Liderlerin Propaganda Edebiyatı Sınır Tanımıyor  |  Bir Ağız Ceza Hakiminin Feryadı  |  Allah'ın Referandumdaki Oyu Telefonla Geldi...  |  Sınav Sisteminde Toplu Çöküş!  |  Toplama Kampları Önerdiler!  |  GİMDER Pakistan'a yardım elini uzattı.  |  Görele avans kredi ile tanıştı  |  Hayır Diyeceğim Tanrı Beni Korusun  |  Bir Başkadır Benim Memleketim  |  Köylerine Varamadan Öldüler  |  

UNUTULMAYANLAR

UNUTULMAYANLAR

Reklam

Okuyucu Köşesi

Reklam

Reklam

Önemli Linkler

Reklam

İLAN - DUYURU

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Reklam

Istatistik


Anasayfaya Dön Anasayfaya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Görele Ağzı Sözlüğü:A-İ/1

08 Şubat 2010, 11:58

Daha önceki yazılarımda Görele ağzı üzerine 1974 yılında yaptığım İstanbul Üniversitesi Ed.Fak.Türkoloji bölümü bitirme tezimden söz etmiş ve güncelleyerek yeniden yayınlayacağımı bildirmiştim.


Bu çalışmalarımın  sona  yaklaştığını  ve  bitirmek  üzere  olduğumu  söyleyebilirim. Kitabın  adı: Görele  ağzı ,metinler,derlemeler,  gramer  ve  sözlük’tür.

   B u  çalışmalarımın,  yayınlanmadan  önce  bazı  bölümlerini  tartışmayı  ve eklemek  istenilen, unuttuğum  ,bilmediğim  bazı  sözcükleri  de  sizlerden  öğrenebileceğimi  düşündüm. Bir  tane  bile  yeni  sözcük  bulursam  sevineceğim.

  Kalıcı  ve  önemli  olması  için  önerileriniz  ve  eklemeleriniz  çok yararlı  olacaktır.

  Aşağıdaki  satırlarda  ''GÖRELE  AĞZI  SÖZLÜĞÜ' nün   A ‘ dan  G  ye  kadar   başlayan  sözcüklerini  göreceksiniz.

  Sözcüklerin  farklı  anlamlarına   ve  bu  harfler   ile  kullanılan  ve  burada  unutulmuş, ya  da   bilemediğim  sözcükler  için  ilavelerinizi  bekliyorum.

  Görele  ağzı  ile  ilgili  kitabımın  gecikmesinin  bir  nedeninin   de  transkripsiyon  (ÇEVİRİYAZI)   işaretlerinin  basımındaki  güçlükler  olduğunu  da  belirtirim.. Yöremize  has  ses  ve anlatım  özelliklerinin  yazıya  dökülmesi  için  mevcut  alfabemiz  yeterli  değil. Örneğin  e  harfi  normal  ve  kapalı  e  olarak  iki  şekilde  kullanılıyor. Nazal  ne  denilen    n   harfinin  Görele  ağzındaki söylenişini  yazıya  aktarmak  normal  alfabe  ile  olanaksız. Bu  yüzden  transkıripsiyon  harflerine  ihtiyaç  var.

  Eleştiri  ve  önerilerinizi  bekliyorum. Ayrıca  burada  yazılan  sözcükler  kitaplaşırken  özel  işaretlerle  söylendiği  gibi  yazılmaya  ve  ağızda  kullanılan  şekilde  okunması için  gayret  gösterileceğine  de  dikkatinizi  çekerim.
 
GÖRELE AĞZI SÖZLÜĞÜ
__________________________
 

AGA   :Küçük kardeş  veya  kardeş.Sevgi  belirtmek  için de  kullanılır.

ABA    :Abla,yada  kendinden  büyük  bayana  söylenen  hitap  sözcüğü.

ABA-ZIPKA  :Bir  çeşit  mahalli  giysi.Zıpkanın  pantolonu, baldırlar  geniş dizden  aşağısı dardır.

ACA   :   Acaba!

ACCUK  :Azıcık,çok  az.

ABUL,ABRUL :Nisan

AFGURMAK   : İstenmeyen  şekilde  bağırmak,beğenilmeyen  sözlere  karşılık hayvan  sesi  nitelemesi  yapmak.  ‘’AFGURMA,FENA  YAPARIM’’

AFUR   :Ahır,hayvan  barınağı.

AĞAZA GİTMEK  :Geceleyin lüks  lambası  ve  CEMEK denilen  aletle  çıkılan  balık  avı.

AĞILTI  :Sulandırılmış  ayran.

AHACUK :İşte,burada...

AĞDA  :Pekmezin  üzerinde  biriken sarı  ile  kahve  rengi  arası  tabaka.Özellikle  dut  pekmezinde  olur.

ALAF  :Sık  örtülü  bitki  yaprakları . ''Al  eline  girebi  ,kalk  gidelim  alafa'' Hayvanlara  yedirmek  için  kesilen yeşil  yapraklı  küçük  dallar.

ALAMUK  :Bunaltıcı sıcak hava.Genellikle  nemin  az  olduğu ,Güneşin  kapalı  olduğu havalar  için  söylenir.

ALAVUZ  :Yılışık,sözden  anlamayan,arsız.

ALIŞMAK  :Tutuşmak,alev  alev  yanmak. ''Ali amcanın  sapotluğu  alışmış,...''

ALDAŞ  :Şaşırtmak,çalımlamak,yanıltmak.

ANDAL  :Bataklık,bulanık gölcük.''Andalda  çok  sazan  balığı  varmış.''

ANDIR  :Hoş  olmayan,sevilmeyen  ya  da  istenmeyen  şeyler  için  söylenir. ''Andır  galsın  sevdalık''.

ANNAK  :Görülebilen  uzakça yer.

ANNAKLAMAK  :Yüksekçe  bir  yerden  çevreyi  kolaçan etmek.''Git  bir  annakla  bakiim  aşamahallede  kimse  varmı''

ANUK  :Nane

ARDAF  : Terbiyesi,eğitimi  olmayan,yüzsüz  kimse.

ARI   :  (ilk  a  uzun) Yön  belirtir.’’gırandan  aarı ‘’

ARUK  :Beyazlamış,rengi  solmuş.

AŞGANA  .Mutfak.

AŞAK :Yün  eğirmede  kullanılan EĞERCEK'in  alt  kısmındaki  yuvarlak parça.bk.''.Domuzaşağı.''

ARDİYE  :Sonuncu,özellikle  çocuk  oyunlarında '' sen  sift  ben  ardiye '' şeklinde  kullanılırdı.

ATDAMAK  : Sık  bitkilerin ve  özellikle  fındık  ocaklarının  ayıklanması  işi.(AYIKLAMAK)

ATBİBERİ  : Bir  çeşit  yeşil  ot.Özellikle  dere  kenarlarında  yetişir.

ATİŞLİK   :Mutfakta  ateş  yanan  yer,ocak başı.

AVU  :   Orman  gülü  bitkisi.Görele  civarında  geniş  bir  yörede  yetişir,odunluk  olarak  da  değerlidir.Avu  ve  Saravu  adlı  iki  çeşidi  sık  görülür.

AVUZ    :İnek  doğurduktan  sonraki bir  kaç  gün  içindeki  sütten  yapılan  pelte.

AŞAM  :Akşam.

AŞAMCAK  :Akşam  olduğu  zaman. ''aşamcak  camide  görüşelim'''

AYAMAK  :Fidanları budayıp  düzetmek,ayırmak.

AYDAŞ  :Küçük  çocuklara tacizde  bulunan  yaşlı  kişi

AYAMA  AD  .Takma ad.

 

BAĞA   :Bana  ‘’orağı  bağa  ver’’

BAĞLAK  :Kara denizde  eğimli  arazilerde ,araziyi  düzeltmek  için yapıla  küçük  setler.

BALDIRAN  :Ağaçlık  yerlerin  altlarında  yetişen  ve  sapları  pişirilerek  yenen  bir  bitki.

BANDIK  :  Mısır  tarlalarında  mısırların  diplerinde  yetişen  yeşil  ot.Yemeği de  yapılır.

BAZLAMA  :Buğday  unundan  Sac  üstünde  yapılan  bir  çeşit  çörek.

BAÇA  : Fındık  bahçesi.

BASUK  :Kısa  boylu,cüce.  Genellikle  kısa bolu  topluca  hanımlara  ,olumsuz  sözler  söylenirken  kullanılır.

BAYAK  :Demin,biraz  önce.

BANIM  :Bir  parça  ekmekle  yenilecek  kadar.

BAKIRAÇ : Bakırdan  veya alüminyumdan  yoğurt  kabı.

BARABELLÜ  :Parapellum,tabanca.

BATMAN  : Ağırlık  ölçüsü.

BEK    :Hızlı  ,sert,katı.

BEKİTMEK  .Hızlıca  vurmak.''kafasına   odunu  bekittim''

BELERTMEK   :Gözünü  irice  açmak,sevimsizce  bakmak.

BEZENE  :Bezelye.

BERİNNEMEK  :Uykudan  irkilerek  uyanmak.''yaylanın  çimeninde  oturdum  serinnedim.Bayan  geçti  yanımdan  uykuda  berinnedim.''

BILDIR    :Geçen  yıl.

BIZIK  :      Koşma,sıçrama.

BIZIKLAMAK  :  Sıçrayarak  koşmak.Özellikle  baharda   otlamaya  çıkan  genç  danalar  bızıklayarak  koşar.

BİLE    :  Birlikte

BİLECAN  :Falcı,kayıp  bilen  ,geleceği  bildiği  söylenen.

BİLLEMEK   :  Biriktirmek,bir  araya  getirmek.

BİLEKİ   :Ekmek  kabı,mısır  ekmeği  pişirilen  içi  oyuk  taş.

BOSTAN   :Hıyar,salatalık.

BOĞUSAK   : Çiftleşmek  isteyen  hayvan.

BÖĞÜLCE  .Börülce,fasulye.

BÖCÜK  :Böcek.

BOKUÇ  :Küçük,yuvarlak  taşlarla  oynana  oyun.

BÖÖN   :.Bugün

BUCAKLIK  :Mutfak,yemek  yapılan  yer.

BUN  :Sıkıntı

BUYMAK   .Üşümek

BÜRÜNCEK  .Baş  örtüsü.

BOYUNA  .Sürekli,devamlı

 

CAMADAN  :  Yün ve  kıldan  dokunan  desenli  sırt  çantası

CAPLAMA :  Bahçe  kenarlarına  yapılan   ağaçtan  engel. Genellikle  yarılmış  ağaç  kullanılır.

CAHT  ETMEK  :  Bir  konuda  sonuna  kadar  direnip,yapmak.

CAMIŞIĞI   :Camlı  gaz  lambası.

CAYDAK :Çıplak,örtüsüz.

CANAK  :Sağanak  yağmur

CECİM  :  Kilim

CERLEMEK  :Bağırmak,azarlamak

CEMEK  :  Geceleri  derede  balık  avlamak  için  yapılmış  alet.uzun  bir  sopanın  ucunda  ağzı  çatallı  bir  alet

CEMBER  .Baş  örtüsü.Keşan’ın  altına  giyilir.

CEMİLE  .Camdan  bilye.

CENNİK   :Yayla  olmayan,yerleşim  yeri.  ‘’yayla  ,cennik  bir  oldu’’

CIDIK :Kuş avlamak  için  yapılan  tuzak

CIBACI  :Ot  yatağa  doldurulan  kuru  ve  küçük  otlar.

CIFDIR    :  Becerikli

CIBBAN   :  Alkış

CIBARTMAK  :Kesilmiş  ağaç  dallarının  küçük    yan  dallarını  tek  tek  kesmek.

CIBARTDAMAK  :Bahçelerdeki  zararlı  ve  lüzumsuz    bitkileri  ayıklamak.

CIMBIŞ      :Eğlenceli

CIRITTA  :  Kızgın  yağda  pişirilen  hamur  tatlısı

CIRMAK   :Pençe

CINGAN   .Çingene

CIVIZ  :   Oyunbozan

CIBIL   :  Derin  olmayan  su,dibi  görünen

CIYMUK  :Çatal

CİCİK  :   Meme

CİNİBİZ  :Kurnaz,üçkağıtcı

COLAP  :Üzüm,dut  gibi meyvelerin  haşlanmış  posası.

CÖBRE  : Colap’ın  süzülmüşü

CUHAR  :Fındık  zamanı  görülen  humma  gibi  bir  hastalık.

CUKHARLAMAK  : İshal  ve  ateşle  hasta  olmak.

CÜCÜK  : Yavru  kuş  veya  kümes  hayvanı

 

ÇABULA    :Bir  çeşit  ayakkabı

ÇANGAL  :Özellikle  fasulyeye  dikilen  uzun  sopa.

ÇAYTAK    :Aksayarak  yürüyen

ÇARA   :    Döllenme  zamanı  hayvandan  gelen  sıvı.

ÇATMA    :Ahşap  evlerde iki  odayı  ayırmak ta  kullanılan  tahta  perde

ÇAKAL  YAĞMURU  :İnce  ince  yağan  yağmur.

ÇAKILDAK  :Dere  kenarında  ufak  taşlar..Olmamış  meyve  için  de  kullanılır

ÇARUK  :Çarık

ÇALPAMAK  :Çalkalamak,karışmasını  sağlamak.

ÇATMAK  :Kavga  etmek  için,laf  söylemek.

ÇAŞU     :Çarşı

ÇARPI    :Özellikle  ceviz  dökmeye  yarayan  uzun  sopa

ÇAVMAK  :Güneş  doğmak

ÇEBİÇ   : Küçük  keçi

ÇEÇ    :Kabuğundan  soyulmuş  fındık

ÇEKMEN  :Başa  takılan  üstlük.’’yağmur  yağıyu  ,yağmur.Al başına  çekmeni’’

ÇEF   :Bir  çeşit  bodur   bitki

ÇELLEMEK  .Üşümek

ÇENTİ  :Küçük  bez çanta

ÇENCİK  :Kapı mandalı

ÇENTEMEK  :Yontmak

ÇIRAKMAN : Yarmaçaların  korunması  için  yapılan  yığın,üzerine  lamba  konulan  tabla.

ÇIKMAĞINA  GETİRMEK  : Denk  getirmek.’’çıkmana getürdü,avladı’’

ÇINGIL :Bir  cins  erik

ÇIĞIRMAK  : Bağırıp  feryat  etmek.

ÇIRTLIK  KUŞU  .Serçeye  benzer  küçük  kuş

ÇIRPMAK  .Budamak

ÇITLAK  : Ateş  parçası.kor

ÇITIRUK  :Bir  cins  ağaç

ÇITIL  :  Kurumuş,karışmış  bitki  örtüsü.Dolaşmış ip

ÇILPAN  :  Şamar,tokat

ÇİT    :Ev  önündeki  tarla

ÇIRNIK  :Küçük  boyda  kayık

ÇINAMAK  :  Çiğnemek

ÇORT     :Dikenlik

ÇOMURTMAK  :Koparıp  sıkmak

ÇÖĞÜR  .Mısır  sapı

ÇÖTÜRE  :  Sepet

ÇUL  TAKMAK  .Oyunda  el  kazanmak

ÇÖPÜR   :.Keçi  kılından  yapılan  çorap,torba

ÇÖTEN  :Örülmüş  çubuktan  mısır  deposu,dereye  yapılan  balık  tuzağı

ÇÖTÜRE  .Sepet  cinsi

ÇOTANAK  :  Birkaçı  bir arada  fındık (topur)

ÇINAMAK    :Çiğnemek  ,üzerine  basıp ezmek.’’Çocuğu  araba  çığnamış’’

ÇI-ÇI  ÇIIRMAK  : Avaz  avaz  bağırmak

 

DALDA :Yağmurdan korunmalı  yer.

DARI  :Mısır

DALAMAK  : Köpekleri  avlarını  parçalamaya  alıştırmak.Bir  anda  ısırıp  kaçmak.

DASTAR    :Bir cins  dokuma yer  örtüsü.Kilim

DADDUK  :Tatlı,şekerli

DAVUN  :Veba. ‘’Davun  ye’’,diyerek  azarlama  anlamında  da  kullanılır.

DAYANÇI   :Payanda,destek

DEBERTMEK  :Karıştırmak.

DEĞMEN  :Değirmen.

DEPEBIZIK  .Takla

DEPÜK   :Islak  olmayan,temiz  yer.

DEYDAA  :İşte  orda.  (deyha)

DEKMÜK   :Tekme.

DIBIÇ  : Meyvenin  sap kısmı.   Kıç  .Ayrıca  hakaret  sözü  olarak  ta  kullanılır.’’dıbıç  ağızlı’’

DIGIL :Yavaşça

DIGILLAMA  :Bilye  oyununda eğimden  istifade  yavaşça  yuvarlama.

DINGIL  :Bir  sapa  bağlı ve  sallanan  eşya  ya  da  bitki.

DIRMAÇ  :Yün  ve  kıldan  yapılan  ve  yük  taşımakta  kullanılan  genişçe  ip.

DIBIR  :Kıç

DIVILDAK  :Küçük  yuvarlak  meyve veya  yumru  sebze.  ‘’elmalar  dıvıldak’’

DİBEK  :Bulgur  yapılan  içi  oyuk  taş.

DİBLE  :Çeşitli sebzelerden  yapılan  yöresel  yemek

DİM  :Bir  çeşit  bilye  oyunu

DİKİN  :Fındık  fidesi

DİZLİK  :Don

DİŞE     :  Değirmen  taşının  çentikleri

DİŞEMEK  .Değirmen  taşını  çekiçle  çentikli  hale  getirmek.  ‘’değirmen  döne  döne  ,yidiya  dişesini  ‘’

DİNELMEK  .Ayağa  kalkmak

DOBİÇ  :Kısa  boylu  şişman

DOMAL  .Barbunyaya  benzer  fasulye

DOMUZAŞAĞI  :Kökleri  zehirli  ve  yuvarlak  bir  bitki.Bazen  balık avlamakta  kullanılır

DONAM  :Balıkçılıkta  takım 

DOMBAK  .Kestane.Kaba  içi boş

DOZİRİK  :Cevizin  içi  oyularak  yapılan  fırıldak

DÖŞEME  :.Bir  cins  lahana  yemeği

DÖNDERME : .Hamsi  ve  fasulyenin  tavada  mısırla  yapılan  kızartması

DÖNEK   :.Derelerde  özellikle  derin  yerlerde  suyun  anafor  yaptığı  yer

DÜDEK  .Olgunlaşmamış  meyve.Meyveleri patlangaçta  kullanılan  bitki

DÜVE  :Genç  inek

EBRÜK  :  Yıpranmış

EBRÜMEK  :Yıpranmak,eskimek

EĞEN   :Gövde,Üst  -baş

EBE   :Büyük  anne,nine.Doğum  yaptıran  kadın

ECÜNNÜ   .Cin

EGEZLENMEK  .Gırgıra  alınmak

EĞERCEK  :Yün  eğirme aleti

EKENEK :Ekilecek,ekilmeye  elverişli  yer,tarla

EKMEK  ETMEK  .Ekmek  yapmak

ELAVI  :  Çıplak  elle  yapılan  balık  avı

ELAVINA  :El  yordamı  ile

EMEN  .Kale,nokta.  ‘’Haşim ! emeni  bekle’’

ELMEK    :Bir  elin  aldığı  kadar,tutam

ENEKE  :Oyunda  kullanılan  bir  terim.

ESSAH  : Sahi,gerçek

EHEM    :Küs  olunan  kişi

EME  :Ama

ERİNMEK  :Canı  yapmak  istememek.

EVMEK    :Acele  etmek.

EŞGÜN  :Yaşlı,kart

EŞMEK  :Kazmak

EŞÜN   : Mısır  ekmeğini  çevirmede  kullanılan  saplı  alet

EVCÜK  :Çocuk  oyununda  ev

EVZA     :Kibrit

EYLENMEK  :  Mola  vermek.  ‘’bıraz  elen ,yoruldum’’.  Y  harfi  belli  belirsiz  söylenir.

EYVERMEK  :Çağırmaya  karşılık,sesle  yanıt  vermek.  ‘’çariim  çaariim,bi  eyvermiyu’’

 

FAŞIRTI  .Su  sesine  benzer  ses,parazit

FAKIRTI  :  Gürültü

FAKIFAKI  :  Kaynayan  suyun  sesi

FASIRATMAK  .Sokmak,delmeye  uğraşmak

FERİK  :Genç  tavuk

FERİK  ELMASI  :Bir  cins  elma

FER  :Işık

FEŞEL  :Yaramaz,afacan

FIRAKLI  :Çubuktan  örülen  engel,korumalık

FİNNURİ  :Camsız  petrol  lambası

FIŞIRTMAK  .Fırlatmak,uzağa  atmak

FIŞGI  :  Bok,dışkı

FİDİL  .Küçük  fidan,lambanın  fitili

FİLİSBİT    :Ağzına  kadar  dolu (çuval,şelek)

FOLTAK   .Gevşek,bol

FÖSÜK  :Konuşurken anlaşılmayan  kimse,bozuk  konuşma

FODUL  :Dik  kafalı,itirazcı

FOL    :Yumurtanın  kümeste  sürekli  duranı

 

GABALAK  :Bir  cins  geniş  yapraklı  ot

GABAN   :Taşlı  topraklı,bayır  tarla

GABARTDAK  .Yeşil  düdek  halinde incir.

GABİYET  :Kabahat,suç

GALEMLİK  :  Baca 

GALUK  .Evde  kalmış

GAKMAK  :Kalkmak

GAMİT  .Olumsuzluk  anlatan  takma  ad

GAMBALAK  :İri  toprak veya  taş  parçası

GAMBAK  :Çıplak,kel   ‘’gambak  gafalı  adam’’

GANDAK  : Özensiz  dikiş,teğel

GANDAKLAMAK  .Tutturmak,teğellemek

GANDAZ    :Kekeme

GARGALAK  :Selle  gelen  odun,dal  parçaları

GARUK  :Toprak  set,mısır sapı

GARAMUK  .İçi  boş,  hastalıklı   fındık

GARIMAK  :Değirmen  taşının  dişlerinin  düzleşmesi.’’bizim  demen  daşı garımış’’

GARİGEN  :Bir  çeşit  ağaç,dişbudak

GALAŞ :

GAŞ  .Uçurum

GANTAR : Ağırlı  ölçüsü,’amcamın  20 gantar  fıdığı  olur’’

GATIK   :Ayran

GASIT  :Kasten

GASITTAN   :Yalandan

GAVSUL  :Fındığın  kabuklu  hali

GAYBANA  :İstenmeyen,kötü,yakışıksız

GAYGANA  .Tuzlu  hamsi  ve  unla  yapılan yemek

GATIROTU    :Bir  çeşit  bitki,kaktüs

GAVUNÇ  : Cinsel  organın  darbe  sonucu  şişmesi

GAVUNÇ OLMAK  :Beklemekten sıkılmak

GAYTARMAK  :  Sıvışmak,kaçmak

GIRMAK  :Koparmak,üzmek

GAZEL  .Kuru  ağaç  yaprağı

GARABAZAR   :Aşağı  yukarı,eh  işte  o kadar

GARPIŞMAK  : Oynaşmak,güreşmek

GELEK  :Yaprak

GECİN    :Fasulye dış  kabuğu,samanı

GEÇEK  :Merdiven

GELBERİ  :Tırmık

GENDEME  :Kalın çekilmiş  mısır

GELDER  :  Ağaçtan  yapılmış  hayvan  yal  kabı

GEVGENE  :Bir  tarafı  kıllı  battaniye

GENELİK  :Defalık,böylelikle

GERO  :Dal  çekmekte  kullanılan  çengelli  sopa.  (gerevu)

GI     : Kız,hanımlara  hitap  sözü.

GILİK  :Mısır  ekmeği  sacında  ortadaki  en  küçük  ekmek

GIMILGIMIL  .Çok  yavaş,uyuz

GINDIRA:   Hasır  yapmada  kullanılan  uzun  yapraklı  ot

GINUK  :Utanmaz,arsız

GIRBIÇ  :  Kurbağa

GIRNAP  :Kenevirden  ip

GIRAN  :İki  yamacın  kesiştiği  yerdeki  düzlük

GILDIR GIBIÇ  :İşe  yaramayan  şeyler,önemli  olmayan  eşya

GIRS    :Cimri

GISIRUK  .Kuytu,dar

GIBIÇ  GEÇMEK  :Denk  getirememek,oyunda  uska geçmek

GICIMUK  OLMAK  :Kızışmak,içi  kaynamak

GICIRUK  KAPI  :Tahta  ve  dallardan  yapılan,ses  çıkaran  bahçe  kapısı

GILMUÇ   :Küçük  ağaç  parçası.’’ayağıma  gılmuç  battı’’

GIDIK  SEPET  :Küçük  örgü sepet

GIRKLIK  .Koyun  kırpma  makası

GIÇMUK  .Tekme,katır  ve  eşek  için  daha  çok  kullanılır

GIYNAK  :Üzüm  salkımının  küçük  dalları  ‘’bir  gıynak  üzüm  ver’’

GİRİNMEK  :Yüklenmek,işe  başlamak

GİREBİ     :Ağzı  düz  ucu  kıvrık  balta

GİRİNTİ  : Ağzı  oarak  gibi  alet  (kirintu)

GOLLUK  :Kola  ve  omuza  takılarak  taşınan  torba

GOBUZLANMAK  :Övünmek,şişinmek

GODESBANA  : Becerikli

GOMİT  :  Derede  yaşayan  kaya  balığı

GOŞAMA  :Bir  avucun  alabildiği  kadar

GOVERMEK  :Salmak,salıvermek

GOPCA    :Düğme

GOT  :  Taneli  meyve  ve  tahılları  ölçmeye  yarayan  kap

GOZAK   :  Ham  ,olmamış  meyve

GORUK   :  İçi  boş,çürük

GOPÇA  .Kopça,düğme

GONDURA  .Bilye  oyununda  bir  terim

GÖĞ   .Yeşil  ,olmamış

GÖĞÜSLÜK  :İlkokul  önlüğü.

GÖĞSÜGIZIL  :Serçeye  benzer  bir  kuş

GÖGEK   .Yeşil  ceviz  meyvesi

GÖNÜMEK   :Meyvelerin  çürümeden,kahverengi  olup  yumuşaması

GÖRGÜLÜK  :  İbret  alınacak  olay

GÖRGÜLÜK  GÖRMEK  : İbret  alınacak  şey  görmek

GÖLMEÇ  :Küçük  su  birikintisi

GUVAK  :  Saçtaki  kepek

GUDURUK  :Azgın,kudurmuş

GULUBECEK  :Perde  ayaklı  kuş   (karabatak)

GURUŞGA  :Maşrapa

GUŞLUK  :Sabahın  erken  saatleri

GUYTAK  :Çukur  ,derin  olmayan  su.

GUŞANA  :Kuşhane  tencere

GUVALAK  :  Baykuş

GUVALDAMA  : Topuğuna  basarak,alelacele  giyilen  ayakkabı

GUZ  :Güneşin  öğleden  sonra  vurduğu  yerler

GÜBBEK  :Tombul,sevimli

GÜDÜNE  :Mısırın  taneleri  alındıktan  sonra  kalan  koçanı

GÜLLÜK  .Eğrelti  otu

GÜVENEK  :İri  sinek,ineklerde  kan  içerek  beslenir

GÜBÜR  :Toz  kırıntı  parçaları

GÜPECEK  :  Güp  diye  ses  çıkararak
 
 

HABBAK :  Süt  veya  ayrandan  yemek.Bebek  maması

HABU   :İşte bu,aha  bu.

HABULLAR   : Buralar,bu  yerler

HABULE :  Buraya,bu  tarafa  ,böyle.''gel  habule  buyana''

HABLE  GENE  :  Böylece 

HABURA : Burası,bu  yer

HAÇAN :  O halde,niçin

HACCAK :  Güzel,alımlı,has

HAFIRADAK  :  Çevik  bir  hareketle

HAKIRDAMAK   :  Gürültülü  ses  çıkararak  öksürmek.

HARAR    :  Büyük  sepet,şelek,sırt  sepeti

HARA ,HARİYE    :  Nereye  ''hara  gidiyon''

HALİK    :  Parçalanmış  küçük  taş 

HARK  :  Küçük  hendek

HARPITMAK  :   Yemek  yutmak,kapıp  götürmek.

HARTAMA  :   İnce  yarılmış  tahta.

HARCI  EKMEK :  Kalitesiz  undan  yapılan  esmer  ekmek

HARCI  UN  .  :  kalitesiz  un.

HASIRAMAK  :  Hızlı  nefes  almak.

HAS BATTICAN  : Domates

HAS  UN    :   Buğday  unu.

HAYF  :  Öç.

HAYF ALMAK   :  Öç  almak,bir  olaydan  ötürü  karşı tarafın  ezikliğinde  haz  duymak.(oh  olsun,düştü, hayfımı  aldım)

HAYSINMAK :  Öykünmek, pişmanlık  duymak

HAŞA  :  Külden  süzülen  sıcak  suyla  çamaşır  haşlama.

HAŞA  YAPMAK  : Çamaşırı  kül  suyu  ile  haşlayıp  yıkamak

HAŞİNDİ   : Hemen  şimdi,şu  anda.

HAŞLAK  :  Çok  iyi  pişmemiş,içi  çiğ  kalmış.

HELLE     :    Undan  yapılan çorba

HELBET  :  Elbette.

HEMENCEK  : Çabucak, hemencecik

HENNÜK     :   Yağmurdan  sonraki  ıslak  toprak.

HERİ   :   Bir  edat.(ne  bağıryun  ula,  ‘’ne  bağırıcaam  heri  ‘’)  Bazı yerlerde  yavaş ,ağır  anlamında  da kullanılır.

HERS   :   Hırs,kızgınlık  anı.

HERSİNİ  ALMAK  :  Öfkesini  gidermek.(U  gavurun  gızından  ,alamadım  hersimi) 

HEYLEMEK  :   Çağırmak

HILTAK    :   Bol, eski.

HILTAMAK  :  Yaşlanmak,yıpranmak

HIRTTDAMAK  :   Parça  parça  kesmek. (yarmaçayı  hırtdadı )

HIZAN  : Çocuk,evlatlar

HIŞIR  :  Eski,çirkin

HO   :   Şu  kişi,o

HODUL    :    Çalı çırpı  ''git  baçadan  bi  yük  hodul  al''

HOPCİN  :  Kara  lahana,fasulye,yağ  ,biberle  yapılan  yemek

HOĞULDAMAK    : Sesli  olarak  nefes  almak,söylenmek

HOPÇURAMAK  :  Atlamak  ,zıplamak.

HOPCURDU:(( Atladı,zıplayıp karşıya  geçti.)

HOŞMAK  :  Fasulye  ezilerek  yapılan  yemek.

HOZAN  :   Nadasa  bırakılan  tarla

HOŞURAN  :  Yapraklarından yemek  yapılan  bir  bitki.Semizotuna  benzer

HORASAN İNCİRİ  :  Reçel  de  yapılan  bir  cins  incir

HÖLÜMEK  :  Islanmak,nemli  hale  gelmek

HÖŞÜL  :  Suyu  alınmış  meyve  posası.Bulamaç

HÖTÜRDETMEK  :  Ses  çıkararak içmek

HÖŞÜL  AĞIZLI  : Ağzı   çirkin,salyalı  kimse

HÖME DEPMEK   : Üzerinde  tepinmek,çiğneyip  zarar  vermek

HÜĞÜM  : Fındık  ağacı

 

IMIK   :      Kuru,soğuk  olmayan

İFAK  : Küçük

IFACUK  :  Küçücük.

IFACUK  UŞAK     :    Küçük  çocuk.

IRGAT   :   Fındık  amelesi.

ISGAT      :  Ölü eşyası.

IŞGIN   :   Filiz

IŞIMAK     :    Günün  ağarması.

IRIP  :      Tuzak

ILIMUK  :   Çok  sıcak  olmayan.''Bu gün  hava  ılımuk''

IRAAT   :    Rahat, asude

IRGALAMAK    :  Sallamak, sarsmak

 

İÇERİ  :  Evin  içi,mutfak

İÇLİK  :  İç  gömleği

İFACUK  :  Küçük

İFACUK  UŞAK  :   Küçük  çocuk

İŞLİK   :  Mintan, gömlek

İDARE LAMBASI  :  Gaz  lambası

İLEKİ  GÜN  :  Bir  gün önce,dün..  (ileek  gün  burdaydi  )

İLİSTİR    :  Süzgeç, delikli  bakır  kap

İMECİ  :  İmece

İLKİ  :  Küçük  sürgün  bitki,fındık  fidesi,ağaç  filizleri.

İSİİN  :  Hüseyin..

İSGEMBİ  :  İskemle

İT    :  Köpek

 
 

Görele Haber

Toplam 109 Defa Okunmuştur.

Facebook'a Gönder

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz

Toplam 1 Yorum Yazılmıştır.

DAVUT GECİR [ 10 Şubat 2010, 23:11 ]
DİVİDDEK: KÜÇÜK
ZAVIRTDAK: BÜYÜK, İRİ

Tüm Yorumlar


SAĞ ÖZEL HABER

KÖŞE YAZILARI

Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
ANLAŞMA : ANLAMA ve ANLATMA
Hüseyin BEKAR Hüseyin BEKAR
HAYIR DEMEK CESARET DEMEK..
Nihat ÖZTÜRK Nihat ÖZTÜRK
SANATÇILARIN BURUNLARI
Tevfik KARA Tevfik KARA
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA...
Ataol BEHRAMOĞLU Ataol BEHRAMOĞLU
SİVİL FAŞİZM
Şükran SONER Şükran SONER
BOYKOTLA EVET ARASINDA
Aydın ÇAK Aydın ÇAK
SÖZ SENDE...
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
KPSS SINAVI
Misafir KALEM Misafir KALEM
BÜTÜN KARADENİZ'İN DAĞLARI BİRLEŞİN!
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
YIRTIKLIK yada PİŞKİNLİK
Hasan KAMİLOĞLU Hasan KAMİLOĞLU
H.E.S-5 (YARARLARI-ZARARLARI)
Prof. Korkut BORATAV Prof. Korkut BORATAV
" İTAAT ET veya YOK OL "
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
VEDA ZAMANI...
Nedim TORUN Nedim TORUN
NELER OLUYOR
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
12 EYLÜL ve REFERANDUM
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
ÇALAKALEM YAZMAK
Hakan GÜREL Hakan GÜREL
41 KERE MAŞALLAH...
Özgür KARAKAYA Özgür KARAKAYA
DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSLERİ
İ.zeki KUTLU İ.zeki KUTLU
ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL!
Sefer AYDIN Sefer AYDIN
DÜNDEN BU GÜNE 2!...
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
GÜNEYDOĞU İZLENİMLERİM-3
Çetin KARAAHMETOĞLU Çetin KARAAHMETOĞLU
GÜNDEM - 2
Şahin UZUN Şahin UZUN
HIYARIN FAYDALARI....
Yeşim AKBULUT Yeşim AKBULUT
DELİRMEMEK İÇİN!
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
NEYİN REFERANDUMU?
Davut GECİR Davut GECİR
BU YÜREK...
Metin KARAAHMETOĞLU Metin KARAAHMETOĞLU
MERHABA GÖRELELİ ARKADAŞLAR
Rüstem MENTEŞOĞLU Rüstem MENTEŞOĞLU
İĞFAL KABİLİYETİ TAM DEMOKRASİ (!)
Yakup BAYIR Yakup BAYIR
DOSTLARIN ARASINDA OLMAK GÜZEL
Ali AYAROĞLU Ali AYAROĞLU
SÖZDE GAZETECİ-YAZAR
Erman ERGÜL Erman ERGÜL
OLACAK O KADAR.!
Burhan TEMEL Burhan TEMEL
GÖRELE'DE TİYATRO OKULLAR BİR DÜZELTME VE EKLEMELER
Şevket KAHRAMAN Şevket KAHRAMAN
DEVRİMİN "DEVRİM GÖZLÜ" KARDEŞİNE, KARDEŞ YOLDAŞIMA...
Rıdvan YANIK Rıdvan YANIK
HES ve ENERJİ-2
Fatih KIRTORUN Fatih  KIRTORUN
OKUMAZSAN ÇÖPÇÜ OLURSUN!

Özel Haber

Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Görele Ağzı Sözlüğü:K-Z/2
Sözlüğün devamı: K-Z

Reklam

RÖPORTAJ

'AKP Devrimin Düşmanı'
'AKP Devrimin Düşmanı'
12 Mart'ta Deniz Gezmiş'le THKO, 12 Eylül'de TDKP davasından yargılanan Mustafa Yalçıner, AKP'nin 12 Eylül'le hesaplaşma söyleminin sahtekârlık olduğunu iddia etti

AFORİZMALAR

YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
YULARINI UZUN YA DA KISA TUTMAK
Çok güzel ve üzerine sayfalar dolusu felsefi, sosyolojik ve psikolojik yazılar yazılacak sözlerimiz vardır. "Yularını uzun ya da kısa tutmak" da çok önemli ve akıldan çıkarılmaması gerekenlerden biridir.

© Copyright

Gorelehaber.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Görele Haber sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 Gorelehaber.Com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Yazılım:

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri

Sitemiz Görele Hürses ve Yeni Tirebolu Abonesidir

İletişim: info@gorelehaber.com

görele

Sendika Tv